Menu
RSS

Antalya Çevre Mühendisleri Oda Başkanı Ünver: Mesleki Haklarımız Çevre Görevlisi Belgesi İle Gasp Edilmektedir

Antalya Çevre Mühendisleri Oda Başkanı Ünver: Mesleki Haklarımız Çevre Görevlisi Belgesi İle Gasp Edilmektedir

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi ATSO Konferans Salonu’nda meslekte 20, 25, 30, 35 yılını tamamlayan çevre mühendislerine ödül töreni gerçekleştirildi.

Törende konuşan Çevre Mühendisleri Oda Başkanı Derya Ünver, “Ülkemizin bağımsız ve sadece bu konulara odaklanacak bir Çevre ve İklim Değişikliği Bakanlığına ihtiyacı vardır. İsim değiştirmekle kalmamalı, hedeflere ulaşmamızı sağlayacak Bakanlık teşkilatlanması ve en önemlisi de

bu konuda liyakatli çevre mühendislerinin hiç vakit kaybetmeden istihdam edilmesi zorunludur.

Çevre Mühendisliği aldığı akademik eğitimle tüm bu süreçlerin yönetimini gerçekleştirecek en önemli meslek disiplinidir. Ne yazık ki biz çevre mühendislerinin mesleki hakları 2009 yıldan beri 3-4 günlük eğitimlerle verilen Çevre Görevlisi Belgesi ile gasp edilmektedir.

Meslektaşlarımızın binlercesi işsizken konunun uzmanı olmayan meslek guruplarına bu hakkın verilmesi halen daha çevre konularının öncelik sırasında çok gerilerde olduğunu göstermektedir”

Çevre mühendislerinin sorunlarının arttığını anlatan Ünver “Bizlerin aldığı 4 yıllık akademik eğitimin hiçe sayılması sadece çevre mühendislerine yapılmış bir haksızlık değil bu ülkenin vatandaşlarının sağlıklı çevrede yaşama hakkını elinden alınması demektir.

Çevre ve İklim Değişikliği Bakanlığına ihtiyaç vardır

Tüm bu HAK KAYIPLARINA, İŞSİZLİĞE, DÜŞÜK ÜCRETLERE rağmen bizler; bilgimizle, deneyimlerimizle, oda örgütlülüğümüzle bu vatana katkı sağlama mücadelemize devam ediyoruz” dedi.

Başkan Ünver konuşmasında şunlara değindi: “Pandemi koşulları nedeniyle ertelediğimiz törenimizi nihayet gerçekleştiriyoruz. Umarız bu zor günleri daha çabuk atlatır ve hep beraber sağlıklı bir şekilde üretmeye, çalışmaya devam ederiz.

Kıymetli misafirler, sevgili meslektaşlarım; bu güzel gecede konuşmamda çevresel risklerin azaldığından, küresel iklim krizinin tehditlerinden artık endişe duymamamız gerektiğinden, doğal kaynaklarımızı doğru yönettiğimizden bahsetmek isterdim.

Fakat, ne yazık ki insan kaynaklı çevresel tahribatlar, çevreyi hiçe sayan ekonomik büyüme endeksli politikalar; bugün bizi aşırı hava olayları, kuraklık, su kıtlığı, orman yangınları, salgın hastalıklar, güvenliği gıdaya erişmekte kısıtlar gibi birçok çevresel sorunla yüz yüze getirmiş bulunmaktadır.

2021 yılı Küresel Riskler raporunda gelecek 10 yılda gerçekleşme olasılığına göre en önemli riskler arasında olağanüstü hava olayları, iklim değişikliğinin iyileştirilmesi konusunda başarısızlıklar, insan kaynaklı çevresel hasarlar ve salgın hastalıklar yer almaktadır.

Artık tüm dünya bu riskleri azaltma yönünde harekete geçmiştir.

2016 yılından itibaren yürürlükte olan Paris İklim anlaşması ile küresel sıcaklık artışını 2 derecenin altında tutulması hedeflenmektedir.

Aynı şekilde Kasım ayında 26.sı düzenlenen BM İklim Değişikliği Konferansı'nda ülkeler, iklim değişikliğine karşı alınacak bir dizi önlemi içeren anlaşmayı imzalayarak kömürün aşamalı olarak azaltılması taahhüdü, emisyon azaltma planlarının düzenli olarak gözden geçirilmesi ve

gelişmekte olan ülkelere daha fazla finansal destek gibi önemli kararlar almıştır.

Ülkemizin 6 yıl önce imzaladığı Paris İklim anlaşmasını bu yıl kasım ayında yürürlüğe alması sevindirici bir durum olmakla birlikte; kararlı adımlarla söylem sürecinden eylem sürecine geçilmesi gerekmektedir. Bakanlığımızın bu konuda sorumluluğu büyüktür.

Ülkemizin bağımsız ve sadece bu konulara odaklanacak bir Çevre ve İklim Değişikliği Bakanlığına ihtiyacı vardır. İsim değiştirmekle kalmamalı, hedeflere ulaşmamızı sağlayacak Bakanlık teşkilatlanması ve en önemlisi de bu konuda liyakatli çevre mühendislerinin hiç vakit kaybetmeden istihdam edilmesi zorunludur.

Çevre Mühendisliği aldığı akademik eğitimle tüm bu süreçlerin yönetimini gerçekleştirecek en önemli meslek disiplinidir. Ne yazık ki biz çevre mühendislerinin mesleki hakları 2009 yıldan beri 3-4 günlük eğitimlerle verilen Çevre Görevlisi Belgesi ile gasp edilmektedir.

Meslektaşlarımızın binlercesi işsizken konunun uzmanı olmayan meslek guruplarına bu hakkın verilmesi halen daha çevre konularının öncelik sırasında çok gerilerde olduğunu göstermektedir.

Bu Vatana Katkı Sağlama Mücadelemize Devam Ediyoruz

Bizlerin aldığı 4 yıllık akademik eğitimin hiçe sayılması sadece çevre mühendislerine yapılmış bir haksızlık değil bu ülkenin vatandaşlarının sağlıklı çevrede yaşama hakkını elinden alınması demektir.

Tüm bu HAK KAYIPLARINA, İŞSİZLİĞE, DÜŞÜK ÜCRETLERE rağmen bizler; bilgimizle, deneyimlerimizle, oda örgütlülüğümüzle bu vatana katkı sağlama mücadelemize devam ediyoruz.

Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi olarak 2 yıllık süreçte 100’e yakın eğitim ve bilinçlendirme çalışması gerçekleştirdik. ASAT Genel müdürlüğümüzle imzaladığımız protokolle mesleki deneyim paylaşımlarında bulunduk.

Büyükşehir Belediyemizin Çevre Kurulu ve Alan Yönetim Kurullarında yer alıp bilgi aktarımı sağladık. Yine B.şehir Belediyesi personellerinin vektörel mücadele eğitimlerini yapmaya devam ediyoruz. Ticaret ve sanayi odamızın üyelerine yönelik yeşil mutabakat, iklim değişikliğinin ticaret ve sanayiye etkileri,

yeşil binalar, bütüncül su yönetimi, verimli kaynak kullanımı, döngüsel ekonomi gibi konuların yer aldığı eğitim programına bu ay içinde başlıyoruz. Antalya Kent Konseyi Çevre Çalışma gurubunun yürütme kurulunu 6 yıldır sürdürüyoruz. TMMOB İl Koordinasyon Kurulunda, Eşgüdüm Kurulunda kentin güncel konularına katkı sağlıyoruz.

Siyaset üstü Bir Yaklaşım

Biz Çevre Mühendisleri olarak; ülkemizin turizmde, tarımda, ekonomide dünyaya açılan kapısı güzelim Antalya’mızın çevresel değerlerinin korunmasının ve iklim değişikliğine dirençli kent haline gelmesinin önemini bir kez daha vurguluyor;

Şehrimizi yöneten tüm otoritelerin, meslek odalarının, sivil toplum kuruluşlarının SİYASET ÜSTÜ BİR YAKLAŞIMLA, bilimsel temellere dayanarak eşgüdüm içinde çalışmak zorunda olduğunu bir kez daha yineliyoruz.

Bu yaz yaşadığımız Manavgat yangını bizlere iklim değişikliği önlemlerini hayata geçirmek için vakit kalmadığını acı bir şekilde gözler önüne serdi. Bu konuda asla geç kalmamalı, kentimizi geleceğe taşıyacak tedbirleri alabilmeliyiz. Bunlara duyarsız kalmak, ötelemek veya görmezden gelme lüksümüz yoktur!

Güçlü bir bakanlık, güçlü bir oda ve güçlü çevre mühendisleri bu hedeflere emin adımlarla ulaştıracaktır

Sözlerime son verirken Yönetim Kurulum adına bu geceyi düzenlememizde ev sahipliği yapan ATSO adına Sn. Mustafa Ayanoğlun’a, Sponsorlarımıza, yoğun programlarına rağmen katılan tüm protokole, aramızda bulunan tüm misafirlerimize teşekkür ediyorum.

Meslek 20, 25, 30, 35 yılını tamamlayarak meslekte onur yılı ödülünü alacak olan tüm meslektaşlarımıza hayırlı olmasını diliyor; Daha nice yıllar çevre adına hizmet etmelerini temenni ediyorum.

Sağlıklı toplum, sağlıklı çevre ile olur, sağlıklı çevre biz çevre mühendisleri ile olur”

Ödül törenine Büyükşehir Belediye Başkanı’nı temsilen başkan yardımcıları ve danışmanları, Mustafa Gürbüz, Lokman Atasoy, Cem Oğuz, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, Muratpaşa Belediye Başkanını temsilen beşken vekili Hüseyin Sarı,

TMMOB Çevre Mühendisleri Genel Başkanı Ahmet Dursun Kahraman, Çevre Bakanlığı il müdürlüğü ve oda üyeleri katıldı.

yukarı çık
0
Paylaşım