Menu
RSS

Bugün Günlerden Uğur Mumcu

Bugün Günlerden Uğur Mumcu

Uğur Mumcu 1942 Kırşehir'de doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Cumhuriyet Gazetesi’nde yayımlanan "Türk Sosyalizmi” başlıklı makalesiyle Yunus Nadi Ödülü'nü aldı.

Yön, Kim, Akşam, ANKA Ajansı, Türk Solu ve Milliyet’te yazıları yayımlandı. 1969’da avukatlığı bırakarak okuduğu üniversitede asistan oldu. 1974’te gazeteciliğe başlayan Mumcu üç yıl sonra Cumhuriyet’in kadrolu yazarı oldu.

“Çıkmaz Sokak”, “Sakıncalı Piyade”, “Bir Pulsuz Dilekçe”, ile “Büyüklerimiz” kitapları bulunan Mumcu 24 Ocak 1993 yılında arabasına yerleştirilen bombanın patlaması sonucunda hayatını kaybetti.  Son yazısı ise "Zeyilname" oldu.

Cenazesine onbinlerce insan katıldı. Cumhuriyet gazetesini ziyaret eden cenaze alayında insanlar Mumcu'nun çok sevdiği "Ankara'nın Taşına Bak" türküsünü söyledi.

7 yıl sonra dava

Cinayetten ancak yedi yıl sonra 2000'de, Hizbullah lideri Hüseyin Velioğlu'nun Beykoz'daki villasına yapılan baskında bulunan hard disklerden hareketle İstanbul'da Tevhit - Selam / Kudüs Ordusu adlı örgüte ulaşıldı.

11 Temmuz 2000'de Ankara 2 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde (DGM) Uğur Mumcu, Muammer Aksoy ve Bahriye Üçok cinayetlerini de içeren "Umut Davası"nda 15'i tutuklu, 17 sanığın yargılanmasına başlandı.

İddianamede, Mumcu'nun aracındaki bombayı Ferhan Özmen'in yaptığı ve araca Necdet Yüksel'in gözcülüğünde Oğuz Demir'in yerleştirildiği ifade edildi.

Ali Akbulut, Selahattin Eş, Ahmet Cansız, Aydın Koral ve firari sanık Oğuz Demir'in örgütün İran bağlantısını sağladığı iddia edildi.

3 sanığa ceza, aileye enkaz

Sanıklardan Necdet Yüksel, Rüştü Aytufan ve Ferhan Özmen'e "Anayasal düzeni cebren değiştirmeye teşebbüs etme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası verildi.

Uğur Mumcu'ya ait 06 YR 245 plakalı aracın enkazının da mirasçılarına iadesine karar verdi.

Mumcu davasında üç sanık cezalandırıldı ama olayın arkasındaki isimler bulunmadı, cezalandırılmadı.

Uğur Mumcu bir röportajda kendini anlattığı bazı kısımlardan:

Uğur Mumcu: Gazeteciliği tek başına gazetecilik diye almıyorum. Sanat için sanat gibi. Gazetecilik, bir siyasi işlevin parçasıdır. Onun bir parçası olarak görüyorum, siyasi kavganın, siyasi mücadelenin bir kürsüsü olarak niteliyorum.

Uğur Mumcu: İnançlar, fetişizm haline geliyor. Sonra ona tapıyorlar. Ben görüş olarak sosyalist eğilimliyim. Yani emekçi sınıfların toplumda yönetimi ele almasını istiyorum. Bu ayrı bir konudur; kendi ülkemin içinde sürüklendiği kavgada sizi kan çanağına itenleri yakalamak ayrı konudur. Ben sosyalist bilincimi her gün artırıyorum.

Fakat her gün de, bu Bulgarları teşhir etmeye çalışıyorum. Bunlar çok ayrı konular. Bizde sosyalist oldunuz mu, mutlaka ya Sovyetler'in adamı olacaksın, ya Çin'in adamı olacaksın. Veya kapitalist oldunuz mu, Washington'un, CIA'nın adamı olacaksınız. Bunlar dünyadaki sistemler.

Buna yakınlık da duyulabilir, nefret de duyulabilir. Ama bir insan kendi ülkesinin devrimcisi olmalı. Benim görüşüm bu. Ulusal bağımsız sol! Ben sosyalist eğilimliyim, işçi sınıfının, emekçi sınıf ve tabakaların demokratik yollarla iktidara gelmesini istiyorum. Bu görüşümden hiç ama hiç vazgeçmedim.

Ama öte yandan da, Türkiye'de, bir, Kürtçülük, iki, silahlı eylemcilik, üç, yurt dışına bağımlı sosyalizm, yani benim "kançılarya sosyalizmi" dediğim TKP'cilik... Bunlara da karşı çıkıyorum. Ve Türkiye solunu da, bunların engellediğini sanıyorum.

Uğur Mumcu’nun ölüm yıldönümünde ona saygı duyanlar, onu sevenler, onu kendileri için ışık sayanlar anma etkinlikleri düzenlerler.

Bizim gazetenin matbaaya gönderilinceye kadar Antalya Gazeteciler Cemiyeti'nden bir açıklama gelmemişti. Ancak daha sonra anlamlı bir yazı ile Uğur Mumucu'ya saygılarını dile getirdiler. Bu güzel açıklamadan dolayı AGC yönetimini de kutluyorum.

Bu yılda CHP Konyaaltı gençlik kolları bir etkinlik düzenleyeceğini belirtmiş. CHP Kemer İlçe Başkanlığı, CHP İl Başkanlığı tarafından da etkinlik düzenleneceği belirtilmiş.

CHP İl Gençlik Kolları dururken, ondan ses seda çıkmazken, CHP Konyaaltı gençliğinin etkinlik düzenlemesi sizce de garip bir durum değil mi?

Aslında CHP gençliğinin Antalya’daki durumunu geniş bir yazıda ele alacağım. Şimdilik yazı uzun olmasın diye son etkinlik hakkındaki soru işaretini belirteyim, gelecek yazılarda bu sorunu genişçe ele alacağım.

yukarı çık
0
Paylaşım