Menu
RSS
Antalya CHP’den Turizm Çalıştayı

Antalya CHP’den Turizm Çalıştayı

Cumhuriyet Halk Partisi temsil...

Antalya HDP Bugün Yapılacak Olan ‘Demokrasiye Çağrı Mitingi’ne Tüm Halkı Davet Etti

Antalya HDP Bugün Yapılacak Olan ‘Demokrasiye Çağr…

HDP, ‘Demokrasiye Çağrı’ mitin...

Bir Fuardan Çok Fazlası; YÖREX

Bir Fuardan Çok Fazlası; YÖREX

Antalya Ticaret Borsası’nın se...

Manavgat'da Evleri Yanan Köylülerden Dilekçe Eylemi

Manavgat'da Evleri Yanan Köylülerden Dilekçe Eylem…

Manavgat'da yaşanan yangında e...

Antalya CHP İl Başkanı’ndan Ak Parti İl Başkanına: Yüreğiniz Varsa Aynı Ciddiyetle Yanıtlayın!

Antalya CHP İl Başkanı’ndan Ak Parti İl Başkanına:…

AKP İl Başkanı Ethem Taş’ın dü...

Yöresel Ürünler Fuarı 11. Kez Kapılarını Açtı

Yöresel Ürünler Fuarı 11. Kez Kapılarını Açtı

Antalya Ticaret Borsasınca (AT...

Akaryakıt zamları sonrası Kemal Kılıçdaroğlu'ndan "Acil" Çağrı: Toplanmamız Lazım

Akaryakıt zamları sonrası Kemal Kılıçdaroğlu'ndan …

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçd...

Prev Next

Antalya Barosu’nda Kazanan Hüseyin Geçilmez Oldu, Geçilmez 1628 Oy Aldı

Antalya Barosu’nda Kazanan Hüseyin Geçilmez Oldu, Geçilmez 1628 Oy Aldı

Antalya Barosu 18 Eylül Cumartesi günü toplandı. Toplantıda konuşma yapan Polat Balkan’dan sonra üç aday hem kendilerini tanıttılar hem de neden aday oldukların anlattılar. Projelerini üyelere anlatan üç adaydan, yapılan oylama sonucu kazanan Hüseyin Geçilmez oldu. 2695 oy kullanıldı

Diğer başkan adaylarından Hasan Kaya: 250 oy, Makbule Tanış ise 180 oy aldı.

Hüseyin Geçilmez ise yaptığı konuşmada “Baroları bölmek, avukatları birbirinden ayırmak istediler. Biz biliyoruz ki baroların bölünmesinden dolayı en çok kadına şiddet uygulayanlar sevinecek, çocuk istismarcıları memnun olacak, cumhuriyet düşmanları keyif alacak…

Ama ne yaparsanız yapın bizi bölemeyeceksiniz. Biz avukatlar kendi aramızda ne kadar tartışırsak tartışalım bir noktada birleşmeyi biliriz. Bölünmeyeceğiz… bölünerek kadın düşmanlarını, çocuk istismarcılarını, çevre katliamıyla geleceğimizi yok eden RANTÇILARI,

işkencecileri, cumhuriyet düşmanlarını sevindirmeyeceğiz…

Avukatlar olmasa bu ülkeyi çok daha rahat yönetirdik diyen, Mussoli’nin güncel versiyonlarını mutlu etmeyeceğiz.

Biz avukatız… milliyeti, mezhebi, ideolojisi, aidiyeti nedir diye bakmayız, meslektaşımızın yanında olmak için çırpınırız, derdine deva olmak için baş koyarız, biz ayrım yapmayız, biz sizin aranızdayız, yürüdüğünüz adliye koridorlarında olacağız, emeği sömürülen avukatın yanında olacağız,

iş bulmak için asgari ücrete razı olan genç meslektaşa omuz vereceğiz, biz avukatın kaybolan haklarını kazanmak için mücadele edeceğiz” dedi.

Antalya Barosunda adaylığını açıklayan Makbule Tanış Makbule Tanış, yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Biz, baroyla avukatı, avukatla baroyu kucaklaştırmak uğraşındayız. Bunu birlikte başaracağız. Kaybedecek zamanımız yok. Sorunlarımızı hiç zaman kaybetmeden ilk günden itibaren tek tek çözmeye başlayacağız” dedi.

Diğer aday Hasan Kaya ise “Berlin’de nasıl hakimler varsa Antalya’da da Avukatlar var. Bunu en tepeden en dibe herkes görecek kıymetli meslektaşlarım” diyerek cumhuriyetin değerlerine sıkı sıkıya bağlı olduklarını, mücadelelerini kuruluş felsefesi olan kuvayı milliye ruhuyla sürdüreceklerini belirterek projelerini anlattı.

Hüseyin Geçilmez ise yaptığı konuşmada “Baroları bölmek, avukatları birbirinden ayırmak istediler. Biz biliyoruz ki baroların bölünmesinden dolayı en çok kadına şiddet uygulayanlar sevinecek, çocuk istismarcıları memnun olacak, cumhuriyet düşmanları keyif alacak…

Ama ne yaparsanız yapın bizi bölemeyeceksiniz. Biz avukatlar kendi aramızda ne kadar tartışırsak tartışalım bir noktada birleşmeyi biliriz. Bölünmeyeceğiz… bölünerek kadın düşmanlarını, çocuk istismarcılarını, çevre katliamıyla geleceğimizi yok eden RANTÇILARI,

işkencecileri, cumhuriyet düşmanlarını sevindirmeyeceğiz…

Avukatlar olmasa bu ülkeyi çok daha rahat yönetirdik diyen, Mussoli’nin güncel versiyonlarını mutlu etmeyeceğiz.

Biz avukatız… milliyeti, mezhebi, ideolojisi, aidiyeti nedir diye bakmayız, meslektaşımızın yanında olmak için çırpınırız, derdine deva olmak için baş koyarız, biz ayrım yapmayız, biz sizin aranızdayız, yürüdüğünüz adliye koridorlarında olacağız, emeği sömürülen avukatın yanında olacağız,

iş bulmak için asgari ücrete razı olan genç meslektaşa omuz vereceğiz, biz avukatın kaybolan haklarını kazanmak için mücadele edeceğiz” dedi.

“Her geçen gün ağırlaşan ekonomik ve siyasal koşullarla, savunmanın varlığına yönelen tehditlerle başa çıkmanın yolunun, AVUKAT ortak paydasında birleşerek, birlikte mücadele etmekten geçtiğine inanıyoruz.

Mesleğimizin güncel sorunlarına bilerek ve isteyerek çözüm getirilmediği, Avukatların ekonomik darboğaza mahkum edilerek susturulmaya ve yaşam standartlarının düşürülmeye çalışıldığı koşullarda, bütün demokratik yöntemler dahil olmak üzere, daha aktif bir mücadele verilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere manevi miras olarak bıraktığı akıl ve bilimin ışığında, gerçekçilikten kopmadan, umutla çalışmaya devam edeceğiz. Kendi geçmişini yine kendi yazan bir mesleğe sahip olan biz Avukatlar, siyasal düşüncelerimizi, aidiyetlerimizi vs bir kenarda bırakarak,

birbirimizi ötekileştirmeden, yadırgamadan, Antalya Barosu Hepimizindir, Bütün Avukatlarındır şiarıyla, yalnızca Avukat paydasında buluşarak, birçok sorunumuzu çözebiliriz.

Cumhuriyet tarihinin en büyük kırılmasının yaşandığı 12 Eylül döneminin darbeci ruhu, maalesef aramızda dolaşmaya devam ediyor. Laik, demokratik, hukuk devletinin ortadan kaldırılmak istendiği, refah toplumu ve sosyal devlet gibi kavramları toplum zihninden silinmek istendiği,

ülke kaynaklarının hoyratça peşkeş çekildiği zor günlerden geçiyoruz. Bu zihniyet, dava, vatan, bayrak, din gibi toplumun hassasiyet gösterdiği kavramları kendi emellerini perdelemek için kullanırken, gizli ajandasında acımasız politikalarını hayata geçirmekten geri durmuyor.

Ama biliyoruz ki daha çağdaş, daha özgürlükçü bir yaşam bizim ellerimizde ve bizler her ne kadar ütopya denilse de, vatanımız için, çocuklarımızın geleceği için bu hayalin peşinden gitmeye devam edeceğiz.

Hukuk devletinin vazgeçilmez koşulu yargı bağımsızlığıdır. Yargının yürütmeye bağlı olduğu bir ülkede demokrasiden ve hukuk devletinden söz edilemez. Oysa görüyoruz ki, bugün ülkemizde, kuvvetler ayrılığı değil; kuvvetler birliği geçerlidir,

ifade özgürlüğü kavramı sadece sözde kalmış ve bakın ortaya nasıl bir manzara çıkmıştır.

Bu manzara az ya da çok hepimizin eseri… ama bu gidişe dur demeyecek miyiz? Evet durun diyeceğiz, bu gidişata durun demek, mücadele etmek için adayız.

Yerle bir edilmeye çalışılan meslek onurumuzu savunmak için,

Kalitesi düşürülen, ihtiyacın çok üstünde mezun veren hukuk fakültelerine hayır demek için,

İktidarda kimlerin olduğuna bakmaksızın, kişi hak ve özgürlüklerini savunmak için,

İdeolojik ve düşünsel farklılıklarla ayrışmamak, meslektaşlarımızın çıkarlarını korumak, ekonomik ve sosyal haklarımızı çoğaltma mücadelesini yükseltmek için adayız,

Hukuk devletinin yeniden inşasına omuz vermek, cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK’ün işaret ettiği çağdaş, aydınlanmacı, ilerici fikirleri savunmak için, adayız”

yukarı çık
0
Paylaşım