Menu
RSS

Gezi Davası'nda Tüm Sanıklar Beraat Etti! Osman Kavala Tahliye Ediliyor

Gezi Davası'nda Tüm Sanıklar Beraat Etti! Osman Kavala Tahliye Ediliyor

Gezi Parkı eylemlerine ilişkin aralarında iş adamı Osman Kavala, gazeteci Can Dündar, Ayşe Mücella Yapıcı ve oyuncu Mehmet Ali Alabora'nın da bulunduğu 1'i tutuklu 7’si firari 16 sanığın "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan yargılandığı davanın 7. Duruşmasında karar çıktı.

Davanın tek tutuklu sanığı Osman Kavala’nın da aralarında olduğu 9 kişi beraat ederken, 7 firari sanık hakkında çıkarılan yakalama kararları kaldırılırken "ifadelerinin alınmasına yönelik” ayrı ayrı yakalama emri çıkarılmasına karar verildi.

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları karşısındaki duruşma salonlarında görülen davaya tutuklu Osman Kavala getirilirken, 7 tutuksuz sanık ve avukatları katıldı. İsveç, Hollanda, İtalya başkonsolosluklarından görevliler,

CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, HDP Milletvekilleri Garo Paylan ve Ahmet Şık da duruşmayı takip etti.

9 Sanık Tüm Suçlardan Beraat Etti

Mahkeme heyeti, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme”, “Mala zarar verme”, “Nitelikli yağma”, “Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması”, “Kasten yaralama”, “Tabiat ve kültür varlıklarını koruma kanununa muhalefet” suçlarından

yargılanan 9 sanık Ayşe Mücella Yapıcı, Şerafettin Can Atalay, Tayfun Kahraman, Ali Hakan Altınay, Mehmet Osman Kavala, Yiğit Aksakoğlu, Yiğit Ali Ekmekçi, Çiğdem Mater Utku ve Mine Özerden hakkında hukuka uygun somut ve

kesin delil bulunmadığından sanıkların bu suçlardan beraatine ve bu gerekçelerle tutuklu sanık Osman Kavala’nın tahliyesine karar verdi.

Firari Sanıklar Hakkında Yakalama Kararı Kaldırıldı

Ayşe Pınar Alabora, Can Dündar, Gökçe Tüylüoğlu, Handan Meltem Arıkan, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu, İnanç Ekmekçi ve Mehmet Ali Alabora hakkında çıkarılan yakalama kararları kaldırılırken

“ifadelerinin alınmasına yönelik” ayrı ayrı yakalama emri çıkarılmasına karar verildi.

DURUŞMADAN NELER YAŞANDI?

Gezi direnişi nedeniyle 16 sanığın “Türkiye Cumhuriyeti hükümeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasıyla yargılandığı davanın altıncı duruşması Silivri’de görüldü.

Son duruşmada mütaalasını açıklayan Savcı Edip Şahiner, tutuklu iş insanı Osman Kavala, akademisyen Yiğit Aksakoğlu ve Mücella Yapıcı için ağırlaştırılmış müebbet hapis, altı sanığın da 15 ile 20 yıl arasında hapsini istemişti.

Yurtdışında bulunan yedi sanığın dosyalarının ayrılmasını isteyen Savcı, bu sanıkların Kavala, Aksakoğlu ve Yapıcı ile aynı eylemlerde bulunduğunu iddia etmişti.

Bugün görülen duruşma Mahkeme Başkanı Galip Mehmet Perk'in 28 Ocak'taki duruşmadan sonra dosyada yaşanan gelişmeleri okumasıyla başladı. Osman Kavala salona getirilirken izleyiciler ayakta alkışlayarak destek oldu.

Gezi Davası sanıklarının mütalaaya karşı son savunmaları Gezi Davası sanıklarının mütalaaya karşı son savunmaları

Duruşma savcısı, yargılamanın uzatılmasına yönelik taleplerin reddedilmesini istedi ve esas hakkındaki mütalaayı okudu.

Bunun üzerine Yiğit Aksakoğlu'nun avukatı Turgut Kazan söz alarak "Taleplerimi savcı görmedi. Savcı hiçbir şey bilmiyor. Ne istediğimizi bilmeden duruşmayı uzatma amacıyla verilimiş deniliyorsa o iddia makamı değildir" dedi.

Kazan'ın beyanlarının ardından Mahkeme Başkanı Galip Mehmet Perk, Osman Kavala'yı kürsüye çağırdı fakat avukatlar müdalede bulunarak, bu durumun usule aykırı olduğunu ifade etti.

Yurtdışında bulunan Memet Ali Alabora'nın avukatı Kaan Karcılıoğlu, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Mücella yapıcı avukatı Evren İşler, Çiğdem Mater Utku'nun avukatı Hürrem Sönmez, İnanç Ekmekçi avukatı Aynur Tuncel Yazgan

sırasıyla söz alarak müvekkillerinin ve tanıkların dinlenmesini talep etti. mahkemenin istenilen delillerle ilgili bir karar vermediklerini ifade etti.

Belen: Biz Hangi Aşamadayız?

Daha sonra söz alan Bahri Belen "Yargılamanın bu aşamasında yerine getirilmesi, tamamlanması, duruşma aşamasında yargılama faaliyetinini tamamlanabilmesi için yasadaki normların ve normların ötesinde CMK'nın temel ilkelerine uygun bir sürecin izlenmesi gereklidir.

Çünkü ceza muhakemesi sürecinde kuralları ihlal edenlerin cezalandırılması gerekir, böylece ceza normlarının caydırıcılık etkisinin sağlanır. Bulunduğumuz noktada yargılama faaliyeti, savunma ve mahkemenin vereceği hüküm faaliyetinin eksiksiz olması gerek.

Peki biz hangi aşamadayız?" dedi.

Mahkeme Başkanı Galip Mehmet Perk, Belen'e "Bunun cevabını siz vereceksiniz" dedi.

"Bizim Tanıklarımız Dinlenmedi"

Belen "Bu iddianame ve delillere göre, sanıkların sorgusunu aldınız. Bu tamamlandı. Ondan sonra sanıkların savunmasına yönelik deliller nerede? Bunlar toplandı mı? Bize göre deliller yok. Biz de mecbur bırakıldığımız için savunma delillerini sunmak istiyoruz.

Mahkeme önüne getirilmiş delillerle hüküm kurar diyor CMK. Bunlar dosyaya konulduktan sonra kanuna göre ne olması gerekiyor? CMK 214'te açık olarak belirtilmiş. Tanıkların dinlenmesinden sonra bizim tanıklarımız dinlenmedi.

bunlar da dinlendikten sonra taraflara ne diyeceklerinin sorulması gerekir. Tahkikat aşaması davamızda tamamlanmamıştır. Usule aykırı dinlenen bir tanık var. Size göre usule uygun olabilir. Ancak bizim tanıklarımız dinlenmedi. Yazılı belgeler tartışılmadı.

İki tane polis ve Murat Papuç tanık dinlendi. Gaz maskesinden bahsetti ifadesinde Papuç. Bu maske salona getirilmedi. Bu maskeyi kim satın aldı, kim kullandı, Gezi'ye katılanlarına maskesine benziyor mu? Bunlar sorulmadı, çünkü mahkeme önüne getirilmedi.

Eğer bu maske ile Türkiye halkının özgürlükler ve demkorasi konusunda akılalmaz bir tarihi deney yaşadığı Gezi olayının yargılamak istiyorsanız bu dosya, hakimler, savcılar ve biz bu Papuç'un altında kalırız. Aslında bu dosya muhteşem Gezi eyleminin altında kalır" diye konuştu.

"Delilleri Toplamalısınız"

Savunmanın delillerinin toplanmasını isteyen Belen "Bu talepler Gezi olayını bir Papuç'un altında kalmaktan kurtaracaktır. Aklıyla malul bir tanık yerine Gezi'yi teneffüs edenlerle görüp değerlendirin. Bu sizin tarihi görevinizdir. Bunun için ciddi delilleri toplamalısınız" dedi.

Gezi olaylarına tanıklık eden bir tanığın dinlenmesini isteyen Belen "Bu tanık şu an buradadır. Bu tanık Gezi olayını duyularıyla gördüğü gibi anlatacaktır. Davadaki sanıkların herhangi birinin talebiyle değil, Gezi'yi yaşamış biridir.

Yangından mal kaçırıyormuş gibi değil, temel ilkelere göre karar vereceksiniz delilleri toplayın, tanıkları dinleyin. İşte o zaman Gezi eylemleri Türkiye'yi aydınlatacaktır" ifadelerini kullandı.

Köksal: Amacımız Yargı Makamına Yardımcı Olmak

Belen'in ardından Mine Özerden müdafii Tuğçe Duygu Köksal da taleplerinin tartışılması gerektiğini söyledi. Yargılama makamına yardımcı olmak için bazı delillerin toplanmasını, bazı delillerin ise reddedilmesini talep ettiklerini ifade eden Köksal,

amaçlarının yargılamayı uzatmak olmadığını tersine delil toplanması için dilekçelerini ilk duruşmaya çıkmadan önce verdiklerini söyledi.

Mahkeme Başkanı: Meraklı Seyirciler

Turgut Kazan talepte bulunacağı başlayacağı sırada bazı avukatların duruşma salonu dışında kaldığını, içeriye giremediğini söyledi. Mahkeme Başkanı Perk'in, Kazan'ın ifadesini "Meraklı seyircilerin yerine onları alabiliriz" şeklinde cevaplaması üzerine izleyiciler tepki gösterdi.

Mahkeme başkanı 'meraklı' yerine 'duyarlı' şeklinde düzeltelim dedi.

Turgut Kazan: Ses Kayıtlarını Getirmeye Mecbursunuz

Dinlenmesi için tanık listesi veren Turgut Kazan, talepleri eğer reddedilirse kamu vicdanının yaralanacağını söyledi.

Mütalaanın baştan aşağıya yanlışlarla dolu olduğunu ifade eden Kazan, müvekkili Yiğit Aksakoğlu'nun 0-3 yaş arası çocuklarla ilgili çalıştığını ve çoğu AKP'li belediyelerle iş yaptığını anlattı.

Aksakoğlu2nun belediyelere hibe yardımı yapılmasını sağladığını dile getiren Kazan "Bu desteklerin nasıl sağlandığı, ne çalışmalar yapıldığını mutlaka dinlemeniz, öğrenmemiz gerekmektedir. Ahmet Misbah Demircan, Hüseyin Keskin, Fatma Şahin dinlensin" diye konuştu.

Ses kayıtlarının mahkemeye getirilmesi gerektiğini söyleyen Kazan ses kayıtları yoksa hüküm kurulamayacağını belirterek üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması talebinde bulundu.

Laçin: El Konulan Telefon İçin İnceleme Yapılmadı

Yiğit Aksakoğlu'nun avukatlarından Serdar Laçin de gözaltı sırasında müvekkilinin telefonuna el konulduğunu ama bununla ilgili herhangi bir inceleme yapılmadığını belirterek esas hakkında savunma yapabilmeli için inceleme yapılması gerektiğini söyledi.

İnceleme yapılmadan mütalaanın sunulmasının doğru olmadığını belirten Laçin ayrıca mütalaada Aksakoğlu'nun siddetsizeylem.org sitesinin sahibi olarak gösterildiğini, site için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini ifade etti.

Koyuncu: Deliller Tartışılmadığı İçin Savunma Yapmayacağız

Osman Kavala'nın avukatı İlkan Koyuncu da söz alarak deliller tartışılmadığı için savunma yapmayacaklarını söyledi. Murat Papuç'un usulüne uygun biçimde avukatlarında olduğu bir duruşmada dinlenmesi gertektiğini belirten Koyuncu, "

Papuç'un sunduğu gaz maskesi üzerinde inceleme yapılmalı" dedi.

Bildirdikleri tanıkların da dinlenmesi gerektiğini ifade eden Koyuncu, "Heyetiniz Adalet Bakanlığı'nın AİHM kararının kesinleşmediğini söylediğini aktarıyor. Adalet Bakanlığı böyle demiyor. Bakanlığa yazı yazarak kararın kesinleşip kesinleşmediğinin sorulmasını istiyoruz" diye konuştu.

Ataktürk Sevimli: Biber gazının insan sağlığı üzerindeki etkisinin saptanmasını istiyoruz

Yiğit Ali Ekmekçi'nin avukatı Emel Ataktürk Sevimli müvekkilerin ağır cezalarla yargılandığını belirterek, "Üzerimizde zaman baskısı hissetmeden taleplerimizi dile getirebilirsek bu son derece rahatlatıcı olacak" dedi.

"Tanıkların usulüne uygun olarak dinlenmesi, ispat araçlarının toplanmış olması, delillerin tartışılması gerekirdi. Şu ana kadar bu yapılmadı" diyen Ataktürk Sevimli, mahkemenini tutumunun, hızla yargılama yaptığı şeklinde olduğunu ve yargılamanın karara götürüldüğü endişesi yarattığını dile getirdi.

Mahkemenin her şeyden önce yargılamaya maksimum özen göstermesi yönünde taleplerinin olduğunu dile getiren Ataktürk Sevimli şöyle konuştu:

"Müvekkilimle ilgili iki suçlama var. Bunlardan ilki yurtdışında ithal edilen biber gazına ambargo koyulmasını sağlamak ve kamuoyu gündemine getirmek. Bunlar suç değil. Bu yargılamanın bu delillerle sürdürülmemesi gerekirdi.

Yeniden kıymetlendirme müessesini inceleyerek, buna uygun bir karar alınması, yargıçlarla ilgili soruşturma - kovuşturma evrakını getirtilerek değerlendirme yapılması gerekirdi. Bu aşamaya kadar hiçbiri getirtilmedi, tartışılmadı. Hukuka aykırı delillerin nasıl bir soruna yol açtığı karara bağlanmadı.

"Murat Papuç'un savunmadan gizlenen ifadelerinin dosyaya getirtilmesi ve burada tartışılması zorunludur. Bu nedenle her şeyden evvel AİHM kararının uygulanmasını, eksik olan belgelerin getirtilmesini, soruşturmanın genişletilmesi taleplerimizin değerlendirilmesini talep ediyoruz.

"Biber gazının insan sağlığı üzerindeki etkinin saptanabilmesi için Türk Tabipleri Birliği ve TİHV'den görüş alınmasını istiyoruz. Savunmaya kapalı gerçekleştirilen iki celseye ilişkin sesli ve görüntül kayıtlarının tarafımıza verilmesini istiyoruz."

Mahkemeden Tüm Taleplere Ret

Avukatların beyanlarının ardından mahkemeye 15 dakika ara verildi. Aranın ardından mahkeme heyeti sanıkların ve müdafii avukatların tüm taleplerini reddetti.

Duruşmada söz alan sanıklar da savcının esas hakkındaki görüşüne karşı süre talebinde bulundu. Mahkeme bu talebi de reddetti.

Duruşma Salonunda Gerginlik

Mahkemenin bu kararını duruşmayı izleyenler alkışlarla protesto etti. Mahkeye heyeti duruşma salonundan çıkarken, seyirciler için de çıkarılma kararı alındı. Mahkeme avukatlardan Özgür Karaduman'ın da çıkarılmasını istedi.

Ancak avukatlar yazılı karar olması gerektiğini belirterek itiraz etti. İzleyiciler de dışarı çıkmadı.

Tüm Sanıklara Beraat

Daha sonra ortam sakinleşti ve duruşmaya devam edildi. Mahkeme sanıkların son sözlerini sordu. Beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme tüm sanıklara hakkında beraat kararı verdi.

Kavala AİHM Kararına Rağmen Tutuklu

Davanın tek tutuklu sanığı olan ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) derhal tahliyesini talep ettiği Osman Kavala, kararın üstünden üç aydan uzun süre geçmesine rağmen cezaevinde tutulmaya devam ediyor.

16 sanığın temelde, "protestoları örgütlemek ve finanse etmekle" suçlandığı iddianamede, Gezi Parkı protestoları "bir darbe kalkışması" olarak tanımlanıyor.

746 Müşteki Var

İddianamede 746 müşteki yer alıyor. Müştekilerin başında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Erdoğan'ın başbakanı olduğu 61. hükümetin bakanları vardı.

Dönemin Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç, Ali Babacan, Beşir Atalay, Bekir Bozdağ ve Emrullah İşler; dönemin Ulaştırma, Denizclik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler ve

dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da müştekiler arasındaydı.

Son olarak Gezi eylemleri sırasında darp edilerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz'a ölümcül tekmeyi attığı gerekçesiyle 10 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılan polis Mevlüt Saldoğan'ın davaya müdahil olma talebi "zarar gördüğü" gerekçesiyle Aralık ayındaki duruşmada kabul edilmişti. kaynak:gercekgundem.com

yukarı çık
0
Paylaşım