Menu
RSS
Adli Bilişim Uzmanı İsa Altun: Türkiye’de Her 100 Kişiden 12’sinde Silah Var

Adli Bilişim Uzmanı İsa Altun: Türkiye’de Her 100 …

Türkiye’de her 100 kişiden 12’...

Öğrencilere Kötü Haber: Yurt Ücretlerine Yüzde 20 Zam Yapıldı

Öğrencilere Kötü Haber: Yurt Ücretlerine Yüzde 20 …

Zam sonrası en düşük yurt ücre...

Haziranda Yüzde 15 Zamlanan Çaya Bir Zam Daha

Haziranda Yüzde 15 Zamlanan Çaya Bir Zam Daha

Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğ...

Antalya CHP’de Neler Oluyor? (3) Tam Bir Pragmatik Siyasetçi: Muhittin Böcek

Antalya CHP’de Neler Oluyor? (3) Tam Bir Pragmatik…

Geçen yazımızda Muratpaşa Bele...

Antalya Altın Portakal Film Festivali Başlamadan Tartışması Başladı

Antalya Altın Portakal Film Festivali Başlamadan T…

Türkiye'nin en uzun soluklu fi...

HDP’den Seçilen 3 Belediye Başkanı Görevden Alındı

HDP’den Seçilen 3 Belediye Başkanı Görevden Alındı

Diyarbakır, Van ve Mardin’in H...

Prev Next

Antalya Side'de Tarih Ayaklar Altında! Korumak Yerine Üstüne Derme Çatma Çarşı Kurdular

Antalya Side'de Tarih Ayaklar Altında! Korumak Yerine Üstüne Derme Çatma Çarşı Kurdular

Türkiye'de kitlesel turizmin ilk başladığı bölge olan ve her yıl milyonlarca yerli ve yabancı tatilcinin ziyaret ettiği Manavgat'ın Side bölgesinde bulunan tarihi yapıların üzerine kurulan derme çatma çarşı, bölgeyi özellikle yaz aylarında ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin tepkisini çekti.

Karşılıklı çok sayıda dükkanın yer aldığı çarşının görüntüsüyle antik kente yakışmadığını söyleyen yerli turistler, çarşıda satılan ürünlerin de yöreyle ilgisi bulunmadığına dikkat çekiyor.

Haberin Videosu:

Tarihi Doku Kaybolmuş

Üzeri camla kapatılarak korumaya alınan tarihi kalıntıların ise çarşının çirkin görüntüsü arasında kaybolması ise dikkat çeken diğer bir görüntü. Çarşının durumu, turizm sektörünün arkeolojik kalıntıları ne kadar pervasız kullandığını kanıtlar nitelikte.

Çok sayıda tezgah, dükkan ve mağazadan sokağa taşan hediyelik eşya, süs eşyaları, takılar, parfüm şişeleri ve kıyafetler antik kenti görmek için gelen turistleri hayal kırıklığına uğratıyor.

Lidyalılardan Perslere, Büyük İskender'den Helen krallıklarına ve Romalılara kadar pek çok uygarlığın gelip geçtiği antik kenti her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turist ziyaret ediyor.

Side Antik Kenti

Antik dönemde Pamfilya'nın en önemli liman kenti olan Side, Antalya'nın 80 km doğusunda, Manavgat'ın 7 km güneybatısında bulunan 350-400 m genişliğinde bir yarımada üzerinde kurulmuştur.

Side, MÖ VII. yüzyılda bir yerleşim merkezi olmuştur. MÖ VI. yüzyılda tüm Pamfilya ile birlikte Lidya Krallığı'nın egemenliğine girmiş, Lidya Krallığı'nın 547/46'da yıkılışından sonra Perslerin hâkimiyeti altına girmiştir.

Bu devirde özgürlüğünü bir ölçüde koruyan kent, kendi adına sikke basmıştır. Büyük İskender'in Anadolu seferinde (MÖ 334) hiçbir direniş göstermeden kapılarını Makedonya kralına açan Side, daha sonraları İskender'in kurduğu büyük sikke basım merkezlerinden biri olmuştur.

İskender'in ölümünden sonra Helenistik Dönem krallıkları arasında sürekli el değiştiren Side, MÖ III. yüzyılda, önce Ptolemaiosların, MÖ 215-189 yıllarında da Seleukosların egemenliği altındadır.

Şehir en çok Antiokhos III ile dostça ilişkilerde bulunmuş, Suriye Krallığı'nın Bergama ve Rodos krallıklarının desteğini sağlamış, Romalılara karşı açtığı savaşta Side donanmasıyla, Seleukoslar'ın yanında yer almıştır.

Bu savaş sonunda Seleukoslar yenik düşünce MÖ 188 yılında yapılan Apameia barışına göre Pamfilya ve bu arada Side de Bergama Krallığı'na verilmiştir. Buna karşın Side bir süre sonra yeniden bağımsızlığına kavuşmuş ve tarih içerisindeki en parlak devirlerinden birini yaşamıştır.

MÖ 138 yılında Suriye tahtına oturan sonraları ise "Sidetes" lakabını alan Antiokhos VII'nin gençliğinde öğrenim görmesi için Side'ye gönderilmesi, kentin Doğu Akdeniz'de ne denli önemli bir kültür merkezi olduğunun göstergesidir.

Kentin bu parlak dönemi fazla uzun sürmemiştir. MÖ 1. yüzyılda Pisidya ve dağlık Kilikya bölgelerinde başlayan korsanlık, Pamfilya ve dolayısıyla Side'ye de atlamış, korsanlarla başa çıkamayan Sideliler liman ve pazarlarını onlara açmak zorunda kalmışlardır.

Sonunda MÖ 78 yılında Romalı konsül Publius Servilius'un bölgeyi korsanlardan temizlemesi üzerine Side de Pamfilya'nın diğer kentleri gibi Roma İmparatorluğu'na bağlanmıştır.

MÖ 25 yılından sonra ise Augustus Pamfilya bölgesini doğrudan doğruya kendisine bağlı bir memurun yönettiği eyalet haline getirmiştir. Bu tarihten sonra Side Roma'ya bağlı eyaletin bir kentidir.

MS II. ve III. yüzyıllarda parlak bir dönem yaşayan Side, IV. yüzyılda fakirleşen bir Hıristiyan şehri görünümündedir. V. ve VI. yüzyıllarda üçüncü ve son parlak zamanını yaşayan kent, Doğu Pamfilya Metropolitliği'nin başkenti olmuştur.

IX. ve X. yüzyıllarda Arap akınlarıyla iyice zayıf düşen kentten Bizans imparatoru Konstantinos Porfirogennetos (913-959) "De Thematibus'' adlı eserinde bir "korsanlar yuvası" olarak söz etmektedir.

Arap coğrafyacısı İdrisi ise (1150'ye doğru) Side'yi "Yanık Antalya" olarak adlandırmakta, halkının ise iki günlük mesafede bulunan "Yeni Antalya"da iskân edilmiş olduğunu bildirmektedir.

Ticaret ve liman kenti olarak tanınan Side Antik Kenti kalıntıları üzerinde XX. yüzyıl başlarında Giritli göçmenler tarafından Selimiye Köyü kurulmuştur. Bir yarımada üzerine kurulmuş olan Side diğer Pamfilya kentlerinde olduğu gibi

şehrin ana kapısından başlayan bir anıtsal cadde boyunca uzanmaktadır. Kuzeydoğudaki "Büyük Kapı"dan başlayan ana cadde, Tiyatro önündeki kavis dışında hemen hemen düz bir çizgi şeklinde yarımada boyunca ilerleyerek tapınaklar yakınında büyük bir meydanla sona erer.

Kentin ikinci büyük caddesi de "Büyük Kapı"dan kentin güneyine doğru uzanmaktadır. Her iki cadde de sütunlu olup, iki taraflarında korint başlıklı sütunlu portikler ve bunların gerisinde de bir sıra dükkân vardır. Kaynak:haberler.com

yukarı çık
0
Paylaşım