Menu
RSS
TMMOB Şehir Plancıları Odası: Kamuda Tasarruf, Krize Sebep Olanlardan Başlatılmalıdır

TMMOB Şehir Plancıları Odası: Kamuda Tasarruf, Kri…

TMMOB Şehir Plancıları Odası t...

ORC Anketi: Erken Seçim Olmalı mı?

ORC Anketi: Erken Seçim Olmalı mı?

ORC Araştırma’nın "Bu Pazar se...

Bayramın ilk 3 günündeki trafik kazalarında 22 kişi hayatını kaybetti

Bayramın ilk 3 günündeki trafik kazalarında 22 kiş…

Bakan Yerlikaya, “Lütfen aşırı...

Bayram Tatilinin İkinci Günü: 726 Kaza, 11 Ölü, 1295 Yaralı

Bayram Tatilinin İkinci Günü: 726 Kaza, 11 Ölü, 12…

İçişleri Bakanı Yerlikaya, bay...

Faturalar Kabaracak... Elektrik Ve Doğal Gaza Zam Kapıda!

Faturalar Kabaracak... Elektrik Ve Doğal Gaza Zam …

Temmuz ayında, genel seçim ve ...

Bayram Gibi Bayram: Yurttaşlar Et Bile Alamıyor

Bayram Gibi Bayram: Yurttaşlar Et Bile Alamıyor

Yurttaşlar bırakın kurban alma...

Acemi Kasap' Bilançosu: Toplam 16 Bin Yaralı

Acemi Kasap' Bilançosu: Toplam 16 Bin Yaralı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca b...

Bayram Tatilinin İlk Günü: 24 Saatte 852 Trafik Kazası

Bayram Tatilinin İlk Günü: 24 Saatte 852 Trafik Ka…

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya,...

Prev Next

Antalya’daki Eğitim Sendikalarından Öğretmene Şiddete Tepki

Antalya’daki Eğitim Sendikalarından Öğretmene Şiddete Tepki

Antalya’daki eğitim sendikaları, öğretmenlere yönelik şiddete tepki gösterdi. İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde toplanan sendika temsilcileri, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i eleştirdi.

İstanbul’da bir öğrenci velisinin öğretmene uyguladığı şiddet, eğitim sendikalarını ayağa kaldırdı. Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü binası önünde toplanan Eğitim İş, Eğitim Sen, Hürriyetçi Eğitim Sen ve Eğitim Gücü Sen üyeleri, yaptıkları açıklamada öğretmenlere yönelik şiddete sert tepki gösterdi

. “Öğretmene şiddete hayır! Artık yeter, Öğretmenime dokunma!” yazılı pankart açan eğitimciler, “Eğitimde şiddete hayır, şiddet değil öğretmene saygı, öğretmene şiddete dur de, öğretmene şiddet son bulsun, kariyer değil öğretmene saygı, birleşe birleşe kazanacağız” şeklinde slogan attı.

Eğitimcilerin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelik eleştirileri dikkat çekti.

Haberin Videosu:

“İstanbul Sarıyer’deki Prof. Dr. Ali Kemal Yiğitoğlu Ortaokulu’nda akran zorbalığı yapan öğrencisini uyaran bir kadın öğretmenimiz her gün kendi ailesinden çok emek ve zaman verdiği öğrencilerinin gözü önünde, dünyanın en güvenli yeri olması gereken okulda,

çocuğunu eğittiği bir erkek veli tarafından darp edilmiştir” diyen Eğitim İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, “Yanlış sosyal ve kültürel politikalar ile cezasızlık nedeniyle toplumda kara bir tohum gibi filiz veren şiddet, iktidar tarafından eğitimin ve eğitim emekçisini

değersizleştirme söylemi yüzünden okullarda da kendini göstermeye başlamıştır. Milli Eğitim Bakanlığı, Cumhuriyet rejiminin öğretmenlere verdiği yetkiyi tamamen veli ve öğrenciye verdi” ifadelerini kullandı.

“Siz Kınamayın Sayın Bakan”

Sosyal medyada kısa sürede yükselen tepkiler üzerine açıklama yapan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, olayı sadece kınadığına işaret eden Acar, “Eğitim İş olarak Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e sesleniyoruz; Siz kınamayın sayın bakan, biz kınarız! Kamuoyu kınar, ayıplar!

Sizin göreviniz ise bu elim hadisenin adaletle sonuçlanmasına uğraşmak ve bir daha benzerlerinin yaşanmaması için derhal harekete geçmektir. Dünyada başöğretmen unvanlı bir liderin kurduğu tek ülke olan Türkiye Cumhuriyeti’nde öğretmenlere,

eğitim emekçisine reva görülen bu rezil tabloyu kabul etmiyoruz” diye konuştu.   

“Bardağı Taşıran Son Damla”

Öğretmene yönelik şiddetin eğitim politikalarının bir sonucu olduğunu iddia eden Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, ise, “Eğitim alanında yaşanan olumsuzluklara son dönemde artarak devam eden eğitim emekçilerine yönelik şiddet olayları eklenmiştir.

İktidarın oluşturduğu iklimin bir sonucu olarak eğitim emekçilerine yönelik şiddet giderek artmakta. Ne Milli Eğitim Bakanlığı ne de bütünlüklü olarak iktidar bu şiddeti önlemeye dönük adım atmamakta aksine eğitimdeki uygulamalar şiddeti daha da yaygınlaştıran özellik taşımaktadır.

Son olarak İstanbul Sarıyer’de bir kadın eğitim emekçisine yönelik velinin kin ve nefret dolu saldırısı bardağı taşıran son damla olmuştur. Eğitimin içeriği şiddetsiz ve karşılıklı saygıya dayanan bir toplum hedefinin çok uzağındadır” dedi.

“Öğretmenin Zedelenen İtibarı Acilen Yeniden Teslim Edilmeli”

“Her sorunun çözümünün öğretmende arandığı, öğretmenin kendi işi olmayan angaryalarla görevlendirildiği ve ALO 147 gibi ihbar hatları uygulamasının yarattığı tahribat veli, öğrenci ve öğretmen arasındaki dayanışma ve diyalogun zedelenmesini beraberinde getirmiştir” diyen Öztürk, şunları söyledi:

“Eğitimin esas bileşenleri arasındaki iletişim zarar gördüğü noktada gayet rutin bir uygulama olan eğitim sürecindeki planlamalar dahi bir tehditmiş gibi algılanmakta ve öğretmene saldırı olarak geri dönmektedir. Böylesi olayların en aza indirgenmesi için

Milli Eğitim Bakanlığı ve hükümetin öğretmenin zedelenen itibarını acilen yeniden teslim etmesi, eğitim emekçisine yaptığı işin önemine uygun yaşam ve çalışma koşulları sağlanması, şiddetin ve şiddet dilinin eğitim alanından temizlenmesi için ciddi bir planlama ile çalışmalar yapması gerekmektedir.

Bunlar yapılmayıp hâlihazırdaki politikalarda ısrar edildikçe eğitim emekçisine yönelen sözlü, psikolojik, fiziksel her türlü şiddetin başlıca sorumluluğu bu politikaları üretenlerde olacaktır.

Eğitim emekçilerinin görüş ve önerileri alınmadan oluşturulan müfredatlar, eğitim politikaları şiddeti doğurmaya devam edecektir.”

 “Tüm Eğitim Çalışanlarının Ortak Sorunu”

Olayın kabul edilmesinin mümkün olmadığını vurgulayan HÜR-SEN Konfederasyonu Antalya İl Temsilcisi ve  Hürriyetçi Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Hilmi Taner ise, “Bu durum, eğitimciye yapılan bu şiddet, sadece bir öğretmenin değil, tüm öğretmenlerin ve esasen tüm eğitim çalışanlarının ortak sorunudur.

Görevi başındaki bir devlet memuru olan öğretmene kalkan bu eller aslında her türlü fedakârlığı yapan tüm eğitim neferlerine kalkmıştır. Öğretmenimiz, öğrencilerinin gözünde anlatılması zor bir duruma düşmüştür” açıklamasında bulundu.

“Öğretmene Şiddet Yasası Derhal Çıkarılmalı”

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, öğretmenlere yönelik şiddet olaylarına ilişkin, 'Hiçbir öğretmenimizin bu süreçlerde mağdur olmasına müsaade etmeyeceğiz. Ayrıca öğretmenlerimizi ve eğitim ortamlarındaki her bir ferdimizi korumaya yönelik varsa gerekli mevzuat güncellemelerini

ivedilikle gerçekleştireceğiz’ sözünün üzerinden uzun zaman geçtiğini ve yaşanılan bu son olayın öğretmene şiddet yasasının derhal çıkarılması gerekliliğini bir kere daha ortaya koyduğunu söyleyen Taner, “Sendikalar olarak bizler her platformda diyoruz ki öğretmeni güçlendirecek,

koruyacak tedbirler Öğretmenlik Meslek Kanunu'nda yer almalı. Biz öğretmenlere Bakanlık tarafından dağıtılan önlükler, ne yazık ki öğretmeni şiddetten korumaktan uzaktır” diye konuştu.

“Hakkımızı Helal Etmiyoruz”

İstanbul’daki eğitimciye şiddetin Antalya’da da görülmeyeceğinin garantisi olmadığını dile getiren Taner, “Bu anlamda eğitim çalışmalarının itibarı ve can güvenlikleri Antalya'da İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Antalya Valiliği tarafından ülke genelinde ise

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öncelik haline getirilinceye kadar, bizleri kendi canımızı ve itibarımızı korumak zorunda bırakanlara hakkımızı helal etmediğimizi net bir şekilde ifade ediyoruz” dedi.

“Eğitim Çalışanlarımız Sahipsizdir”

“Okullarımızda öğrenciler ve öğretmenler güvende değil” diyen Eğitim Gücü Sen Antalya İl Başkanı Yıldız Albayrak Sargın ise, şöyle konuştu:

“Elini kolunu sallayıp okula ve hatta sınıfa kadar giren herhangi bir kişi, eğitim çalışanlarına her türlü saygısızlığı yapmakta, fiziksel şiddet uygulamaktadır. Eğitimle öğretimle uğraşması gereken öğretmenler, şiddet uygulayanın cezasız kalması nedeniyle yediği dayağın, uğradığı hakaretin üstüne,

sahipsiz kalmışlıktan dolayı, bir kere de Milli Eğitim Bakanlığı’ndan, bir kere de yasaların hafifliğinden, erteleyiciliğinden, affediciliğinden dolayı mağdur olmaktadır. Eğitim çalışanlarımız sahipsizdir. Okullarımız güvenlik sorunu barındırmaktadır. Okullar her gün, her türlü nahoş olayın,

şiddetin, yaralanma ve ölümün yaşanmasına müsait durumdadır. Milli Eğitim Bakanlığı okulların, eğitim çalışanlarının ve öğrencilerin bu şiddete açık ve sahipsiz kalmışlığına daha fazla sessiz ve duyarsız kalamaz. Sadece 5 günde 16 öğretmen şiddetinin yaşandığı dönemde

Sayın Bakanımız öğretmenlerimize "geçmiş olsun" dileklerini iletmiş ve sonraki süreçte şiddete uğrayan öğretmenlere Milli Eğitim Müdürlüklerinde oluşturulan komisyonlar tarafından hukuki destek verileceğini açıklamıştır. Hukuki destek vermek sorunu çözmek değildir.

Öğretmen okulda öğrencilerinin gözü önünde hakarete uğradıktan, onuru kırıldıktan, itibarı ayaklar altına düştükten, dayak yedikten sonra gelen hukuki desteğin gözümüzde kıymeti yoktur.”

“Okuldaki Şiddetten Eğitim Etkilenir”

Sargın son olarak, “MEB, Öğretmene Şiddet Yasası’nı çıkarmak ve okulda güvenliği sağlamak için harekete geçmelidir. Çünkü, okulda yaşanan şiddetten sadece mağdur olan öğretmen etkilenmez. Eğitim etkilenir. Şiddet olayına şahit olan öğrenciler etkilenir.

Bu yönüyle bu soruna sadece öğretmenler değil, okula çocuğunu gönderen anne-babalar da aktif destek vermelidir” diye konuştu.

yukarı çık
0
Paylaşım