Menu
RSS

Kamu Sendikaları Platformu: % 1’lik Sendikal Kota Hukuksuzluğunu Tanımıyoruz!

Kamu Sendikaları Platformu: % 1’lik Sendikal Kota Hukuksuzluğunu Tanımıyoruz!

Kamu Sendikaları ve Konfederasyonları Platformları olarak Anıtpark’ta bir miting düzenledi. Mitingde 8 konfederasyon ve 50’ye yakın sendika ve temsilcileri yer aldı.

Memurlar, 6. Dönem Toplu Sözleşme ‘de taleplerinin karşılanmamasına ve sözleşme ikramiyesinden faydalanabilmek için getirilen yüzde 1 örgütlenme barajını protesto etti.

Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Mehmet Balık, MYK üyeleri Mücahit Dede, Ali Taştan, Hasan Kütük, Levent Akça, Mehmet Yeşildağ, Doğal Altun, Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, Tüm Yerel-Sen Genel Başkanı Arap Mucur, Orman-İş Genel Başkanı Şükrü Durmuş,

Ulaşım-İş Genel Başkanı Cihad Koray, Büro-İş Genel Başkanı Alay Hamzacebi, Kültür Sanat-İş Genel Başkanı Ömer Sayan, Tapu Çevre Yol-İş Genel Mali Sekreteri Mustafa Kayhan Kaya ve bağlı sendikaların MYK, şube başkanları ve yöneticiler katıldı.

Ayrıca 8 konfederasyon genel başkanı ve sendikaların başkanları katıldı.

Kamu Sendikaları Platformu Sözcüsü ve Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Balık mitingde yaptığı konuşmada “2021 6. Dönem 2022-2023 Sözde Toplu Sözleşme görüşmeleri imzalanmış ve bitmiş gibi görünse de alandaki konfederasyonlar bitti demeden bitmeyecek. 

Bu sözleşmede kamu çalışanları yoktur aktörler ve tüccarlar vardır. Kamu çalışanlarına dayatılan Sözde Toplu İş Sözleşme düzeni tam bir kurmaca ve aldatmacadır”

Balık konuşmasına şöyle devam etti: “Kamu çalışanları geçmiş dönemlerde toplu sözleşmelerden kayıplarla çıkmış, aldıkları ücretler daima enflasyon altında kalarak kamu çalışanları yoksulluğa mahkum edilmiştir. Kamu çalışanlarının bu seferki yenilgisi maddi kayıpların yanında

örgütlenme özgürlüğünü engelleyen, sendikal tekelleşmenin önünü açan düzenlemeler de içermektedir.  Bu durum yandaş konfederasyonun ve masada oturan diğer konfederasyonların eseridir.  Memur-Sen, sendikaların örgütlenmesini engellemeyince çareyi “baraj sorununu”

katmerli hale getirmekte görmüştür.  Masada oturan konfederasyonlar da sessiz kalmıştır.

Kamu çalışanları, kamu emeklileri ve aileleri mutsuz ama Memur-Sen bu tablodan memnun olan tek yapıdır. Kamu çalışanlarına ve emeklilerine 2021 yılı 6. Dönem Sözde Toplu Sözleşme görüşmelerinde  2022’de % 5+7, 2023’de ise % 8+6 ve enflasyon farkı teklif edilmesini şiddetle reddediyoruz.

Kamu çalışanlarının ekonomik, özlük, sosyal ve demokratik hakları ile ilgili ciddi sorunlar ve sıkıntılar yaşanmasına rağmen, yapılan görüşmelerin ağırlıklı olarak yüzdelik zam pazarlığına indirgenmesi, toplu sözleşme hakkının önemi ve kapsamının yeterince kıvranılmadığını bir kez daha ortaya çıkarmıştır.

Şimdi sizlere soruyorum? Cevap bekliyorum.

En son yapılan toplu sözleşmede…

Geçmişe yönelik kayıplarınız giderildi mi?

Seyyanen zam verildi mi?

Refahtan payımıza düşen hak alındı mı?

Vergi dilimleri düzeltildi mi?

Eriyen maaşımızı ayağa kaldıracak %’lik zam alındı mı?

Kamu çalışanlarının hiçbir talebini karşılanmadığını bildikleri için istifaları engellemek adına toplu sözleşme ikramiyesini sözde yükselterek % 1 barajını getirdiler. Kamu-Sen ve yandaş konfederasyon bilmelidir ki korkunun ecele faydası yok.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’in, üye sayısı az ve sözleşmeye muhalif sendikalar için "merdiven altı sendikalar" ifadelerini kullanmasını kınıyoruz.  Bakan Bilgin’in, toplu sözleşme ikramiyesinden yararlanma şartını da “hizmet kollarında” yüzde 1 örgütlenme barajını” koymasını da kabul etmiyoruz.

Emekçilerin en temel anayasal hakkı olan sendikalı çalışma hakkının dahi amansızca engellenmeye çalışıldığı bir dönemden geçmekteyiz.  Bakan Bilgin’in ifadeleri Anayasaya ve uluslararası sözleşmelere aykırıdır. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşma ve sözleşmelerdeki taahhütlerine aykırı, çağdaş normlardan uzaktır.

Türkiye’de memur sendikaları “4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Yasasına” göre kurulmaktadır. Yasaya göre, kurulan hiçbir sendika merdiven altı veya gayri meşru sendika olarak gösterilemez, gayrı meşru göstermek mevcut yasaya da anayasaya da aykırıdır.

Toplu sözleşme ikramiyesindeki yüzde 1 örgütlenme şartı mevcut "4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme yasasının” 28. maddesine aykırıdır. İLO sözleşmesinin 87. ve 98. maddelerine ayrıca imza koyulduğunu vurguluyoruz.

Sendikalar ve Kamu Konfederasyonları Platformu olarak; toplu sözleşme ikramiyesinden faydalanmak için getirilen yüzde 1 barajının, sendikaların ve emekçilerin haklarını savunan dayanışma ve mücadele örgütlerinin engellenmesi olarak değerlendiriyoruz.

Kamuda, işçiler ve kadrolular dahil 4 milyon 834 bin 208 çalışan bulunmaktadır. Toplam memur sayısı 2 milyon 658 bin 555, toplam sendikalı memur sayısı 1 milyon 718 bin 984 kişidir. Kamuda 939 bin 571 sendikasız memur bulunmaktadır.

Üç konfederasyon dışında örgütlü bulunan konfederasyonların 97 bin 605 üyesi bulunurken bağımsız sendikaların ise 54 bin 819 üyesi bulunmaktadır. Yüzde 1 barajının altında kalan 56 bin 335 örgütlü kamu çalışanları vardır. Bağımsız ve diğer konfederasyonların toplam üyesi 152 bin 425 kişidir.

Yüzde 1 barajı nedeniyle toplu sözleşme ikramiyesinden yararlanamayacak kamu çalışanlarının sayısı 2 milyon 800 binin üzerine çıkmıştır.

Sendika iş kollarına getirilen %1 üye sayısı şartıyla sendika üyesi olamayan Cumhurbaşkanlığı, MİT mensupları, yargı mensupları, asker, polis, gardiyan, memur emeklileri vb. 4 milyonun üzerindeki kamu çalışanı sendika aidatı adı altında yapılan 400 TL ödemeden yararlanamayacaktır.

Eşitlik ilkesine de aykırılık teşkil eden bu sözleşmenin adı ayrımcılıktır, ötekileştirmektir, memurun çalışma barışını baltalamaktan başka bir işe yaramayacaktır.

Buradan bu meydandan kamu işveren temsilcisini, hükümeti uyarıyorum!

 Bu anti demokratik olan yüzde 1 barajını ortadan kaldırın bu adım yanlış atılmış bir adımdır. Bu adım, demokrasiyi baltalamaktan, STK’ları bitirmekten başka işe yaramayacaktır.

Size bu aklı kim veriyor ise Türkiye’yi bu yasaklayıcı mantığın esiri etmeyin. Bakın burada her renkten her anlayıştan sendikalar var, bunlar bağımsız sendikacılığı istiyor, bunlar köle olmayı değil, özgürce hak savunuculuğu yapmak istiyorlar.

Gerçek olan şu ki,  yüzde 1 barajı sendikalara değil, sendikalı olan üyelerinin iradesine vurulmak istenen bir darbedir.

Üç kafadar sendikaya mecbur bırakılmak istemeyenlerin haykırışıdır bugün bizleri buraya getiren. Bizler haklıyız, kazanacağız!  

Yüzde 1 barajı hukuksuzluğunun getirilmesi zorunluluğu yetkili sendika ve yeni ortaklarının çaresizliğidir, iflasıdır. 52 taleple masaya oturup 0 (sıfır) kazançla kalkan bu etkisizler mangasının son kullanma tarihi gelmiştir. Bu dakikadan sonra bunlar memura bir şey kazandırmayacağı gibi

memuru her geçen gün daha fazla yoksulluğa ve sefalete sürükledikleri ortadadır. 

Kamu çalışanlarının alım gücünü artırmayan, sahadaki gerçek enflasyon altında ezdiren, kayıplarımızın karşılanmadığı ve örgütlenme özgürlüğünün önündeki engele karşı Kamu Konfederasyonları ve Sendikaları Platformu olarak bir araya geliyor,

Ve diyoruz ki;

% 1’lik kotadan Kamu-Sen memnun görünmekte, KESK sessiz kalmaktadır. Ancak, bu kota % 1’in üzerine çıktığı zaman onların memnuniyeti ve sessizliği ise unutulmayacaktır.

 Kamu çalışanlarının 2002 yılından bu yana karşı kaşıya kaldığı kayıplar yüzdelik zamlarla telafi edilemeyecek bir noktaya ulaşmıştır. 2022 yılı için yüzde 50 zam yapılmalıdır.

Kamu çalışanlarına, yılda bir defa yıllık izne ayrılırken bir maaş tutarında yıllık izin ikramiyesi ödenmelidir.

Kamu çalışanlarına kreş olanağı sağlanmalı ya da günün koşullarına uygun olarak kreş yardımı verilmelidir.

 50 ve daha fazla kamu çalışanının olduğu tüm kurumlarda yemekhane kurulması ve daha küçük birimlerde TÜİK gıda endeksine göre güncellenmesi kaydıyla en az günlük 20 lira yemek ücreti ödenmesi sağlanmalıdır.

Ölüm yardımı ödeneği artırılmalıdır.

Gelir vergisi tarifesinden kaynaklanan kayıplar önlenmelidir. Kamu çalışanlarının yıl boyunca %15 vergi dilimine sabitlenerek vergi ödemesi sağlanmalıdır.

 Kamuda aynı kadro ve unvanlarda çalışanlar arasındaki ücret farklılıkları giderilmeli, eşit işe eşit ücret ödenmelidir.

3600 ek gösterge derhal çıkarılmalıdır.

Sendika ücretlerinin artırılması yerine aylıklara 100 TL seyyanen zam verilmiş olsaydı, tüm çalışanlarımıza ve emeklilerimize yarar sağlayacaktı. Tamamen ayrıştırma üzerine kurgulanmış %1 dayatması, kamu çalışanlarına yarar getirmemektedir.

Sözleşmeli uygulaması derhal sonlandırılmalıdır. Sözleşmeliler kadroya alınmalıdır.

Kamu çalışanlarının maaşlarıyla birlikte yapılan tüm ek ödemeler emekliliğe esas alınmalı ve bu tutarlar emekli aylığına da yansıtılmalıdır.

Tüm kamu çalışanlarına her yıl en az iki defa olmak üzere kıyafet ihtiyacının karşılanmasına yetecek şekilde giyim yardımı yapılmalıdır.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki zorunlu hizmetlerini tamamlayan ve gittiği bölgede çakılı kalan binlerce kamu çalışanı bulunmaktadır. 10 yılda bir zorunlu hizmet hükümlülüğüne getirilen affın ivedilikle gündeme alınması ve mağduriyetlerin giderilmesi gerekir.

Kamuda görevde yükselmelerde, sözlü sınav uygulaması kaldırılarak liyakat esas alınmalıdır.

Anayasa’nın çalışma yaşamı ve çalışanların haklarına ilişkin hükümleri, uluslararası sözleşmelere uygun olarak, ayrımsız tüm çalışanlara sendika hakkı, grev ve toplu sözleşme hakkını içerecek şekilde yeniden düzenlenmelidir. Grev hakkı Anayasal güvenceye alınmalıdır.

Sendikaların kuruluş ve işleyişini uluslararası sözleşmelere göre düzenleyen ve yasalarla belirlenen asgari şartların üzerinde, çalışanlar lehinde düzenlemeler yapılmasına olanak sağlayacak Toplu Sözleşme sistemini tanımlayan bir sendikalar ve Toplu Sözleşme Yasası çıkarılmalıdır.

 Sendika yönetici ve temsilcilerine güvence verilmeli sendikal ayrımcılığa yaptırım uygulanmalıdır.

 Toplu sözleşme yetkisinin tespitinde sendikaların temsil gücünün yanı sıra kamu otoritesi karşısındaki bağımsızlığı da bir ön koşul olmalıdır.

Tayin, terfi, yer değiştirme ve görev değiştirme konularında mevzuat yeniden düzenlenerek keyfi kararlar ve siyasi kadrolaşma önlenmeli, atama ve terfi işlemlerinde eğitim, kariyer ve liyakati esas alacak bir sistem oluşturulmalıdır.

Kamu çalışanları, 4A, 4/B, 399 sayılı KHK'ye tabi sözleşmeli personel vb. ayrımlara tabi tutulmamalı, tüm kamu çalışanları aynı statüde istihdam edilmelidir.

Kamu varlıklarının özelleştirilmesinden vazgeçilmelidir.

Asgari ücret vergi dışı bırakılmalıdır.

Kamu Konfederasyonları ve Sendikaları Platformu olarak; özetin özetini söylemek gerekirse Memur-Sen ve Kamu-Sen anlaşılan çok iyi bir satış sözleşmesi imzalamışlardır ancak baraja karşı bizler bitti demeden bitmeyecek omuz omuza alanlarda bu rantçı ve menfaatçi anlayışa karşı mücadele yürütmekte kararlıyız. 

Şimdi sizlere soruyorum.

Sendikal tekelleşmeye geçit vermemeye kararlı mıyız?

Sendika ağalığını engellemeye kararlı mıyız?

Sendikal örgütlenme önündeki engelleri aşmaya kararlı mıyız?

% 1 sendikal örgütlenme hukuksuzluğunu yerle bir etmeye kararlı mıyız?

Evet

Anıt Park’ta yükselen bu kararlı iradenin sesi sendikal kazanımlardan asla geri adım atmayacaktır.

Mücadele edeceğiz ve başaracağız.                      

SARI KONFEDERASYONA GEÇMİŞİNİ HATIRLATIYORUZ!

YAŞASIN BİRLİKTE ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ

HAKLIYIZ, KAZANACAĞIZ

ANADOLU-SEN, BASK, BİRLEŞİK KAMU-İŞ, ÇALIŞAN-SEN, HAK-SEN,

ŞEHİT GAZİ-SEN, TÜM MEMUR-SEN, YURT-SEN, KAMU SENDİKALARI PLATFORMU”

yukarı çık
0
Paylaşım