Menu
RSS
Antalya İYİ Parti Milletvekili Hasan Subaşı; Tek Adam Rejiminin Adı Diktatörlük

Antalya İYİ Parti Milletvekili Hasan Subaşı; Tek A…

İYİ Parti Antalya Milletvekili...

Antalya'da Alacasu Koyu Eylemi

Antalya'da Alacasu Koyu Eylemi

Antalya’nın Kemer ilçesindeki ...

Antalya’da Vaka Sayılarında Bir Ayda Yüzde 100'lük Artış

Antalya’da Vaka Sayılarında Bir Ayda Yüzde 100'lük…

Antalya’da 100 bin kişide görü...

235 Otel İcralık Oldu

235 Otel İcralık Oldu

Pandemi öncesi bankalar alacak...

Prev Next

Antalya Tabip Odası: Salgının Tam Kontrol Altına Alınmadığını Israrla Söylemiştik

Antalya Tabip Odası: Salgının Tam Kontrol Altına Alınmadığını Israrla Söylemiştik

Antalya Tabip Odası ile Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Antalya Şubesi tarafından Antalya Tabip Odası Toplantı Salonunda Covid-19 Pandemisinde Antalya’nin durumu konulu basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Antalya Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Nursel Şahin

“ Sağlık Bakanı Fahrettin Koca geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada; Antalya için vaka sayısının %100 arttığını yoğun bakım doluluk oranının da %71’in üzerinde olduğunu açıkladı. Yine pazartesi günkü açıklamasın en riskli beş il arasında da Antalya’nın olduğunu belirtti.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada; Antalya için vaka sayısının %100 arttığını yoğun bakım doluluk oranının da %71’in üzerinde olduğunu açıkladı. Yine pazartesi günkü açıklamasın en riskli beş il arasında da Antalya’nın olduğunu belirtti.

Yapılan basın açıklamasında şunlar belirtildi:

“Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Antalya Şubesi ve Antalya Tabip Odası olarak ilimiz açısından durumun bu noktaya varacağını yaz ayının başından beri anlatmaya çalışıyoruz.

Haziran ayında ekonomik gerekçelerle başlatılan “normalleşme” süreciyle birlikte, henüz salgının tam kontrol altına alınmadığını, kademeli olarak kısıtlılıkların kaldırılması ve sonuçlarının gözlenmesi gerektiğini ısrarla vurguladık.

AVM, restaurant, cafe vb. toplu kullanım alanlarında kısıtlamaların kalkması, toplu taşımanın düzenlenmemesi, yapboza dönen okul ve kreşlerin bir açılıp bir kapatılması, pnömoni ve grip aşılarının yeterince temin edilmemesi,

karantina ve izolasyon sürelerinin kısalmasının, vatandaşın hastalık mı açlık mı ikilemine sokulmasının salgını daha da ağırlaştıracağını ifade ettik.

Halk sağlığını değil, sermayenin çıkarını gözeten politikalar neticesinde salgın yeniden hortladı. Turizmden gelecek gelir uğruna Antalya’nın kapısı turistlere kontrolsüz şekilde açıldı. Gelen milyonlarca insana yeterli test yapılmadı,

turistlerin kontrolsüz ve hiçbir kurala uymadan kent içinde rahatça dolaşmalarına müsaade edildi. Turistler salgını sadece Antalya’ya da yaygınlaştırmakla kalmadı sağlıklı gelen birçok turist ülkesine virüs kapmış şekilde döndü.

Antalya’da günlük yeni hasta sayımız 1500 civarında. Yoğun bakım doluluk oranlarımız % 71’in üzerinde olarak belirtiliyor. Bu sayı yoğun bakımlar için tam doluluk anlamına gelmektedir. Kamu hastanelerinin çoğu elektif ameliyatlarını durdurdu.

Yoğun bakım yatak sayılarını artırmaya çalışıyorlar. Ameliyathanelerin bir kısmı, acil servislerin bazı bölümleri yoğun bakım yatağına dönüştürülüyor. Zaman zaman acillerden servise, yoğun bakımlara hasta alınamadığı bekletildikleri,

evlerinde klinikleri ağırlaşan hastaların hastanelere ulaşamadığı, kapasite dolulukları nedeniyle başka kentlere hasta nakledildiği ya da komşu illerden Antalya’ya hasta gönderildiği haberlerini alıyoruz.

Antalya’da filyasyon ekiplerinin uzun sürelerle ve zor koşullarda çalıştıklarını biliyoruz. Şu anda evlerinde takip edilen çok sayıda hastamız ve temaslı izolasyonda yurttaşımız var.

İl Sağlık Müdürlüğü filyasyon ekiplerinin sayısını artırmak için yeni düzenlemeler yapıyor. Aile hekimi ve aile sağlığı elemanları geçici görevlendirmelerle bu ekiplere dahil edilecekler. Halen Aile hekimi meslektaşlarımızın filyasyon izlemlerinde her biri yaklaşık 30-50 hasta takip ediyor.

Başından itibaren yönetilemeyen salgın bu günde yönetilemiyor ve kontrolden çıkmış durumda.

Bu süreçte hekimler ve sağlık çalışanları hem topluma oranla 9 kat daha fazla hastalandılar hem de çok sayıda kayıp verdiler. Sağlık Bakanı 120.000’den fazla sağlık çalışanının hasta olduğunu açıkladı. Tüm çalışanların %10’nundan fazlasına karşılık geliyor.

Şimdiye kadar toplam 228 sağlık çalışanımızı Covid-19 nedeniyle önleyebileceğimiz bir hastalıktan kaybettik. Kasım ayı sağlık emekçileri için tam bir kıyım ayı oldu. 17’si hekim olmak üzere 63 sağlık çalışanımız hastalığa yenik düştü.

Yaşamını yitiren vatandaşlarımızı ve meslektaşlarımızı saygıyla, sevgiyle anıyoruz.

Hala Covid-19 meslek hastalığı olarak kabul edilmiyor.

Vaka sayılarındaki hızlı yükseliş hekimlerin ve sağlık emekçilerinin mevcut iş yükünü daha da artırmıştır. Üstelik bu zorlu koşullarda topluma göre çok daha fazla hastalanmak ve kayıplara uğramak bizleri etkin ve yararlı sağlık hizmeti sunamaz hale getirmektedir.

Sürekli pandemiye ait servis ve yoğun bakım yatağı sayısı artırılarak sağlık hizmeti karşılanmaya çalışılsada yeterli ve deneyimli sağlık çalışanı açığı kapatılamamaktadır. Bu yorgunluk ve tükenmişlik hali uzun dönem sürdürülemez.

Sağlık Bakanlığı bu iş yükünü hafifletmek için gerekli personel açığını güvenceli ve kadrolu şekilde sağlık çalınanı işe başlatarak çözmelidir. Ama asıl önemlisi hastalanmayı yani bulaşı önlemeliyiz.

Buradan bir kere daha ülkeyi yönetenleri ikaz ediyoruz. Türkiye’nin en az iki, tercihen dört hafta süreyle ‘tam kapanma’sı bir zorunluluktur. Toplumsal hareketliliğin azaltılması, temel/zorunlu/acil mal ve hizmet üretenler dışında

bütün alanlarda çalışmanın durdurulması şarttır. Aksi halde sağlık sistemimiz çökecek, kayıplarımız, istenmiyen sonuçlar artacaktır. Kapanma esnasın da vatandaşlarımızın ekonomik kayıplarını karşılayacak hayatlarını idame ettirecek gerekli tedbirler ivedilikle alınmalıdır.

Sağlık personeli sorunu atanma bekleyen sağlık emekçilerinin güvenceli ve kadrolu şekilde atamalarının yapılması ve KHK ile ihraç edilen sağlık emekçilerinin şartsız şekilde göreve başlatılmasıyla giderilmelidir.

Covid-19 meslek hastalığı olarak kabul edilmeli, ardından hastalık nedeniyle bugüne kadar hayatını kaybeden sağlık emekçilerinin hakları ailelerine verilmelidir.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Antalya Şubesi ve Antalya Tabip Odası olarak salgının başından beri hem sağlık emekçilerinin hem de halkımızın sağlığını ve haklarını korumak uğruna mücadelemizi sürdürüyoruz.

Bundan sonrada sürdürmeye devam edeceğiz”

yukarı çık
0
Paylaşım