Menu
RSS
Antalya Eğitim İş: Madımak`ı Yakan Ateş, Yüreklerimizde Hâlâ Kordur

Antalya Eğitim İş: Madımak`ı Yakan Ateş, Yürekleri…

Eğitim İş Sendikası Antalya Şu...

Antalya Baro Başkanı Polat Balkan Yine Ankara Yolunda

Antalya Baro Başkanı Polat Balkan Yine Ankara Yolu…

Barolar hakkında iktidar taraf...

Antalya’da İşçilerden Uyarı: Kıdem Tazminatına Dokunma

Antalya’da İşçilerden Uyarı: Kıdem Tazminatına Dok…

Türk İş’e bağlı sendikaların b...

Antalya Tüm Emekli Sen: Pandemiden Ölmedik, Yoksulluktan Ölmek İstemiyoruz

Antalya Tüm Emekli Sen: Pandemiden Ölmedik, Yoksul…

Tüm Emekliler Sendikası Antaly...

Antalya İl Koordinasyon Kurulu: Barolar Birliğini Destekliyoruz!

Antalya İl Koordinasyon Kurulu: Barolar Birliğini …

TMMOB Antalya İl Koordinasyon ...

Antalya Valisi Yazıcı: Ayrım Yapmadan Görev Yapacağız

Antalya Valisi Yazıcı: Ayrım Yapmadan Görev Yapaca…

Vali Ersin Yazıcı Antalya İl E...

Dereköy Yaylasından Devlet Yetkililerine Çağrı: Kömür Madenini İptal Edin!

Dereköy Yaylasından Devlet Yetkililerine Çağrı: Kö…

Dereköy Yaylasında açılmak ist...

Antalya CHP’de PM Aday Adayları

Antalya CHP’de PM Aday Adayları

Cumhuriyet Halk Partisi’nde ku...

Prev Next

Birleşik Kamu-İş Kon. Genel Başkanı Balık: Sosyal Yardımlar Yeniden Düzenlenmelidir!

Birleşik Kamu-İş Kon. Genel Başkanı Balık: Sosyal Yardımlar Yeniden Düzenlenmelidir!

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Balık “AKP iktidarı; sosyal devleti, kamucu politikaları, tasfiye ederek milyonlarca emekçiyi yardıma muhtaç hale getirmiştir. Yurttaşlar gündelik ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk çekmekte insan onuruna yakışır

bir yaşam sürdürmek imkansız hale getirilmiştir. Ekonomik krizin etkisiyle kendini yakan emekçiler, işsizlikten intihar eden gençler, işten atılan ve iş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçiler ile her gün karşılaşmamız acı bir gerçek haline gelmiştir”

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Balık yaptığı yazılı açıklamada şunlara değindi: “Ülkemiz ekonomik darboğazda, işsizlik Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en yüksek seviyesinde ve yoksulluk giderek derinleşmektedir.

Ülkemizde sosyal yardımlar AKP iktidarın döneminde köklü bir değişikliğe uğramıştır. 

Sayıştay’ın 2018 denetim raporunda; Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın, 62 bin kişiye engelli bakım aylığı verildiği ve Sağlık Bakanlığı veri sisteminde kaydı bulunmayan 138 bin kişiye de engelli aylığı verildiği ortaya çıkarıldı.

Ülkemizde bu gibi yolsuzluklar yaygınlaşmakta ve sıradanlaşmaktadır. Devlet harcamalarının denetlemekle yükümlü Sayıştay ve parlamentonun güçsüzleştirildiği koşullarda bu gibi durumlarla karşılaşmak kaçınılmazdır.

Ülkemizde, yolsuzluğu cezalandırmakla görevli olan yargı siyasetin denetimi altına alınmış, denetimsizlik sıradanlaşmıştır.

Yolsuzluk siyasi, ekonomik ve toplumsal bir sorun haline gelmiştir. Yolsuzluğun denetlenmesini sağlayan siyasi, hukuki, idari ve cezai altyapının işletilmesini engelleyen koşullar ortadan kaldırılmalıdır.

AKP iktidarı; sosyal devleti, kamucu politikaları, tasfiye ederek milyonlarca emekçiyi yardıma muhtaç hale getirmiştir. Yurttaşlar gündelik ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk çekmekte insan onuruna yakışır bir yaşam sürdürmek imkansız hale getirilmiştir.

Ekonomik krizin etkisiyle kendini yakan emekçiler, işsizlikten intihar eden gençler, işten atılan ve iş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçiler ile her gün karşılaşmamız acı bir gerçek haline gelmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti; demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Sosyal devlet anlayışı eğitim, sağlık, sosyal yardım, sosyal hizmetler gibi politikaların doğru şekilde yönetilmesini gerektirmektedir. Devletin sunduğu sosyal yardımlar yeniden düzenlenmelidir.

Yoksullukla mücadele, sosyal yardımlar ve sosyal hizmetler doğru şekilde yönetilmelidir.

Yoksulluk toplumsal bir sorundur. Yoksulluğu yaratan toplumsal koşullarda ortadan kaldırılmalıdır. Ülkemizde yoksulluğun nedenleri ve sonuçları kadar yoksulluğun siyasal koşulları da gözden geçirilmelidir.

AKP hükümeti döneminde yoksulluk yaygınlaşmış ve kurumsallaşmıştır. Devlet bütçesinden yapılan sosyal yardımlar ile siyasi partilerin seçmenleri arasında bağımlılık ilişkisi yaratılmamalıdır.

Yoksulluğun ve yardımların sürdürülmesini değil ortadan kaldırılması hedeflenmelidir. Emekçilerin yoksulluğunu; sosyoekonomik refahı artırmakla, istikrarlı ekonomiyle ve sürdürülebilir ekonomik büyümeyle ortadan kaldırmak mümkündür.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; siyasal iktidarın yoksulluğu yaygın hale getirmesini kabul etmiyoruz. Sosyal yardımların veriliş şekillerinin yeniden düzenlenmesini, yoksulluğun ancak üretim politikalarıyla mücadele edilerek ortadan kaldırılacağını belirtiyoruz”

yukarı çık
0
Paylaşım