Menu
RSS
Antalya’da Karpuz Üreticisinin Fiyat Tepkisi: Karpuzu 30 Kuruşa Satamıyoruz

Antalya’da Karpuz Üreticisinin Fiyat Tepkisi: Karp…

Antalya'nın Manavgat ilçesinde...

Antalya Eşgüdüm Kurulu: Bu Efsane Yaşasın

Antalya Eşgüdüm Kurulu: Bu Efsane Yaşasın

Antalya Eşgüdüm Kurulu, Dışişl...

Antalya'da Mahalle Bakkalının 'Ucuz Ekmek' Zaferi

Antalya'da Mahalle Bakkalının 'Ucuz Ekmek' Zaferi

Antalya'da 2015 yılında 1 lira...

Antalya Gazipaşa'da, Suriyelilerin Plajlara Alınmaması Kararı Başkan Tarafından Veto Edildi

Antalya Gazipaşa'da, Suriyelilerin Plajlara Alınma…

Antalya'nın Gazipaşa ilçesinde...

Antalya’da Denizden Çıkanlar: Sandalye, Halı, Boru, Gözlük, Mangal, Cep Telefonu, Pazar Arabası

Antalya’da Denizden Çıkanlar: Sandalye, Halı, Boru…

Antalya’nın Kaş ilçesinde deni...

Antalya'da Düşen Eğitim Uçağındaki Ağır Yaralı Genç Hayatını Kaybetti, Ölü Sayısı 2 Oldu

Antalya'da Düşen Eğitim Uçağındaki Ağır Yaralı Gen…

Antalya'da düşen eğitim uçağın...

Prev Next

Birleşik Kamu İş: Gerekçeli Karar Demokrasimiz Ve Hukuk Tarihimizin Kara Lekesidir!

Birleşik Kamu İş: Gerekçeli Karar Demokrasimiz Ve Hukuk Tarihimizin Kara Lekesidir!

Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Balık YSK’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin yenilenmesi kararının gerekçesini sert bir dille eleştirerek, bu kararın ülkemizde seçim güvenliğinin kalmadığının en somut örneği olduğunu söyledi.

Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Balık yaptığı açıklamadı “Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) İstanbul seçiminin iptaline ilişkin gerekçeli kararıyla, ülkemizde seçim güvenliğinin kalmadığını göstermiştir” dedi.

Açıklama şöyle devam etmekte: “Hukuk sistemimizin, YSK kararıyla ağır yaralanmasının başlangıcı 6 Mayıs 2019 tarihidir. Ülkemiz adına demokrasinin, millet iradesinin hiçe sayıldığı bir gün olarak tarihe geçmiştir. YSK 31 Mart İstanbul

Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçim sonucunu iptal ederek adeta ‘hukuk’ devletini ortadan kaldırmıştı.

YSK’nın 31 Mart yerel seçimleri sonrası AKP'nin itirazı üzerine 6 Mayıs’ta iptal ettiği İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerinin gerekçeli kararını da siyasi iktidarın itirazlarına ve incelemelerine göre hazırlaması yargının geldiği durumu anlatmaktadır.

Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul seçiminin iptaline ilişkin gerekçeli kararı, yurttaşları ve kamuoyunu ikna edemedi.   Gerekçede, yine aynı zarfta yer alan 4 oydan; İstanbul Belediye Başkanlığı pusulasının iptal edilip, diğer 3 oyun neden geçerli sayıldığına ilişkin herhangi bir açıklama yapılamadı.

YSK’nın 7 üyesinin İstanbul seçiminin iptaline ilişkin kararının gerekçesi ile 4 üyenin karşı oy yazısı düşünüldüğünde ortada “hukuk cinayeti” bulunmaktadır. Seçimin iptalini gerektirecek herhangi bir somut delil bulunmamaktadır.

YSK’nın hazırladığı 250 sayfalık gerekçeli karar ile bu kararı verenlerin sunduğu deliller birbiriyle çelişmektedir.

AKP’lilerin iddia ettiği gibi oy çalınmasına yönelik herhangi bir gerekçe sunulmazken siyasi iktidarın itirazları ve incelemeleri delil olarak yazılması yargımız için acı bir karar olmuştur.

YSK’nın öne sürdüğü gerekçelerin, akıl ve mantıkla izahı bulunmamaktadır. YSK’nın bu kararı güvensizlik ortamını büyütmektedir. Siyasi iktidarın itirazları ve incelemeleri kararda yer almıştır. Bu karar aslında 6 Mayıs’taki Milli irade gaspını gölgede bırakmıştır.

YSK’nın gerekçeli kararı demokrasimiz ve hukuk tarihimiz için kara bir leke olması nedeniyle unutulmayacaktır.  Hukuksuzluk, “hukuk” kılıfına büründürülerek Türk milletinin iradesi çalınmıştır.

YSK’nın vermiş olduğu kararlar, vicdanları yaraladığı gibi Cumhuriyetimizin temel ilkesi olan millet iradesi ve hukukun üstünlüğünü yok saymıştır.

Siyasi iktidar tarafından yargı, siyaset ve ekonomi kaosa sürüklenmektedir ve milyonlarca emekçinin iradesi yok sayılmaktadır.

Kısaca söylememiz gerekirse YSK’nın 6 Mayıs kararı ve vermiş olduğu gerekçeli kararı cumhuriyetimize ve demokrasimize darbe vurmuştur.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak;  İstanbul seçimlerinin iptal edilmesi ve gerekçeli kararı milyonlarca yurttaşın iradesini yok saymış ve ülkemizin egemenliğini tehdit etmiştir. YSK’nın vermiş olduğu bu karar, hukuk sisteminde ve parlamenter sistemde onarılmaz yaralar açmıştır”

yukarı çık
0
Paylaşım