Menu
RSS
Antalya Baro Başkanı Polat Balkan Yine Ankara Yolunda

Antalya Baro Başkanı Polat Balkan Yine Ankara Yolu…

Barolar hakkında iktidar taraf...

Antalya’da İşçilerden Uyarı: Kıdem Tazminatına Dokunma

Antalya’da İşçilerden Uyarı: Kıdem Tazminatına Dok…

Türk İş’e bağlı sendikaların b...

Antalya Tüm Emekli Sen: Pandemiden Ölmedik, Yoksulluktan Ölmek İstemiyoruz

Antalya Tüm Emekli Sen: Pandemiden Ölmedik, Yoksul…

Tüm Emekliler Sendikası Antaly...

Antalya İl Koordinasyon Kurulu: Barolar Birliğini Destekliyoruz!

Antalya İl Koordinasyon Kurulu: Barolar Birliğini …

TMMOB Antalya İl Koordinasyon ...

Antalya Valisi Yazıcı: Ayrım Yapmadan Görev Yapacağız

Antalya Valisi Yazıcı: Ayrım Yapmadan Görev Yapaca…

Vali Ersin Yazıcı Antalya İl E...

Dereköy Yaylasından Devlet Yetkililerine Çağrı: Kömür Madenini İptal Edin!

Dereköy Yaylasından Devlet Yetkililerine Çağrı: Kö…

Dereköy Yaylasında açılmak ist...

Antalya CHP’de PM Aday Adayları

Antalya CHP’de PM Aday Adayları

Cumhuriyet Halk Partisi’nde ku...

Antalya'da Korona Virüs Önlemleri Altında LGS Heyecanı

Antalya'da Korona Virüs Önlemleri Altında LGS Heye…

Antalya’da da yeni tip korona ...

Prev Next

Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri: Bugün DİSK'in Varoluşunun da 50'nci Yılıdır

Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri: Bugün DİSK'in Varoluşunun da 50'nci Yılıdır

Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin 50. Yıldönümünde Genel İş Antalya Şube binasının önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Dev Turizm İş Genel Başkanı Mustafa Yahyaoğlu okudu.

Zonguldak’tan başlayarak Ankara’ya kadar yürüyen ve sınıf sendikacılığının ülkede kurulup yerleşmesine katkıda bulunan 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi ülkenin her yerinde olduğu gibi Antalya’da da kutlandı.

Yasaklar nedeniyle alanlarda yapılamayan açıklama Genel İş binasının önünde yapılmak zorunda kalındı.

Yahyaoğlu basın açıklamasında DİSK ve 15-16 Haziran direnişinin birlikte anılması “Bugün DİSK'in varoluşunun da 50'nci yılıdır. 15-16 Haziran, DİSK'in varlığını ve kalıcılığını işçi sınıfının bizzat kabul ettirdiği büyük direnişti” dedi.

15-16 Haziran’ın bir direniş günü olduğunu söyleyen Yahyaoğlu açıklamada şunlara değindi: “Hukuksuzluğa, adaletsizliğe, eşitsizliğe, baskı ve teslim alma politikalarının karşısında sınıf ve kitle sendikacılığı anlayışıyla kök salmaya başlayan DİSK'in susturulup işlevsiz hale getirilmesi,

kitlelerle bağlarının kopartılması çabalarına bir yanıttır. 15-16 Haziran. Örgütlü-örgütsüz işçi sınıfının ayağa kalkıp "Artık yeter!" dediği bir direniş günüdür

Burjuvaziye, tüm sömürüye nasırlı ellerin yumruğunu vurduğu gündür 15-16 Haziran. İşçilerin DİSK'e güvendiği ve sahip çıktığı gündür. Sarı ve güdümlü sendikalara karşı DİSK'i seçtiği ve onu bağrına bastığı gündür. Uğursuz kehanetler tutmadı, engeller işe yaramadı.

İşverenler DİSK'e engel çıkarınca işçiler fabrikalarda direnerek DİSK'e sahip çıktılar.

DİSK'in tarihi aslında Türkiye işçi sınıfının da tarihidir. 1960'ların sonunda işçi direnişleri artmaya, işçiler kurulduğu günden itibaren DİSK'e akmaya başladılar. 1961 Anayasası ve sendikal yasalarla sağlanan haklar siyasi iktidar tarafından sindirilememişti.

Demirel hükümetinin temel hedefi 1967'de DİSK'in kuruluşuyla birlikte yok olamaya başlayan sendikal vesayeti devam ettirmek ve sınıf eksenli bir sendikacılığın gelişimini engellemekti.

15-16 Haziran, o gün iktidarda olan Adalet Partisi'nin DİSK'i ortadan kaldırma girişimine karşı DİSK'in ve DİSK üyelerinin unutulmaz cevabıdır.

DİSK'i fabrikalarda engelleyemeyenler, DİSK'i baskıyla yok edemeyenler DİSK'i hileyle yok etmek için harekete geçmişti. Hükümet Sendikalar Kanunu'nda değişiklik yaparak DİSK'i fiilen orta dan kaldırmak istiyordu.

Getirilmek istenen yasada bir sendikanın ve konfederasyonun Türkiye çapında faaliyet gösterebilmesi için işçilerin üçte birini üye yapması gerekecekti. Yüzde 33Tük bir barajla DİSK'in önüne set çekmek istiyordu hükümet.

Dönemin Çalışma Bakanı övünerek "Türk-İş'ten başka konfederasyon kalmayacak" diyordu.

DİSK bu yasa değişikliğine sert tepki gösterdi. Yasa değişikliğini önlemek için girişimlerde bulundu. Çeşitli görüşmeler yaptı. Yasanın sendika özgürlüğünü yok ettiğini anlattı. Ancak Hükümet gözünü karartmıştı. DİSK'i ne pahasına olursa olsun yok edecekti.

15-16 Haziran kendiliğinden, tesadüfi bir direniş değildi. Tehlikeyi gören DİSK yönetimi direniş kararı aldı. 15-16 Haziran DİSK'in karar verdiği ve örgütlediği bir eylemdir.

DİSK tasarıya karşı girişimlerinden sonuç alamayınca, bütün işyeri temsilcileri ve yöneticilerini 14 Haziran 1970'te toplayarak eylem kararı aldı. 15-16 Haziran Direnişi, 14 Haziran 1970'de DİSK'te yapılan ve işyeri temsilcilerin ve

öncü sendikacıların katıldığı bir toplantıda kararlaştırıldı. Toplantıda Kemal Türkler'in yaptığı konuşma işaret fişeği oldu.

Şöyle diyordu DİSK'in kurucu Genel Başkanı Kemal Türkler: "Meclisteki kanuna karşı kısa zamanda DİSK'e bağlı bütün sendikaların hemen kendi işkollarında greve geçmesi gerekir arkadaşlar. Biz işçiyiz, dünyada her şeyi yapan işçiler amma işçiler durduğu zaman,

dünyada her şeyi yapan işçiler durdukça dünya durur arkadaşlar, uçak durur, gemi durur, fabrikalar durur, bütün vasıtalar durur. Çünkü biz işçiler buna hâkim olduğumuz müddetçe her şey de o zaman kendili¬ğinden halledilmiş olur."

Nitekim Kemal Türkler'in dediği gibi oldu. 15-16 Haziran 1970'de on binlerce işçi DİSK'e ve sendikalarına sahip çıkmak için iki gün boyunca Kocaeli-istanbul hattında iş bırakıp direnişe geçti. O gün bir başka doğmuştu fabrikaların üzerine güneş.

Emekçilerin isyanı çınlatıyordu dört bir yanı. Dalga dalga yayılıyordu yüzbinlerin sesi. Kararlıydılar DİSK'e sahip çıkmaya. 

DİSK kazandı, işçiler kazandı. DİSK yoluna devam etti. 1961 Saraçhane mitingi ile başlayan işçi hareketinin yükselişi ot yıl içinde 15-16 Haziran ile tepe noktasına varmıştı.

15-16 Haziran ekonomik temelli bir direniş değildi. 15-16 Haziran işçilerin sendikalarına ve DİSK'e sahip çıkma bilincin göstermesi açısından emek tarihinde özgün bir yere sahiptir.

15-16 Haziran 1970'te üç yıllık bir konfederasyon olan DİSK merkezi örgütsel bir kararla, güçlü bir liderlikle, sınıf disipliniyle ve örgütsel bütünlük içinde hareket ederek varlığına yönelen saldırıya karşı durmuştu.

İşin sırrı burada yatıyor: Örgütlü birleşik güç yenilmez.

Diren emekçi kardeşim diren

15-16 Haziranları unutma, yolundan şaşma!

Hala görüyoruz ki, üretici güçlerin direnişi 15-16 Haziran, bugün de yolumuza ışık tutuyor.

Yaşasın 15-16 Haziran itirazımız,

Yaşasın 15-16 Haziran direnişimiz,

Yaşasın DİSK!”

yukarı çık
0
Paylaşım