Menu
RSS
Adli Bilişim Uzmanı İsa Altun: Türkiye’de Her 100 Kişiden 12’sinde Silah Var

Adli Bilişim Uzmanı İsa Altun: Türkiye’de Her 100 …

Türkiye’de her 100 kişiden 12’...

Öğrencilere Kötü Haber: Yurt Ücretlerine Yüzde 20 Zam Yapıldı

Öğrencilere Kötü Haber: Yurt Ücretlerine Yüzde 20 …

Zam sonrası en düşük yurt ücre...

Haziranda Yüzde 15 Zamlanan Çaya Bir Zam Daha

Haziranda Yüzde 15 Zamlanan Çaya Bir Zam Daha

Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğ...

Antalya CHP’de Neler Oluyor? (3) Tam Bir Pragmatik Siyasetçi: Muhittin Böcek

Antalya CHP’de Neler Oluyor? (3) Tam Bir Pragmatik…

Geçen yazımızda Muratpaşa Bele...

Antalya Altın Portakal Film Festivali Başlamadan Tartışması Başladı

Antalya Altın Portakal Film Festivali Başlamadan T…

Türkiye'nin en uzun soluklu fi...

HDP’den Seçilen 3 Belediye Başkanı Görevden Alındı

HDP’den Seçilen 3 Belediye Başkanı Görevden Alındı

Diyarbakır, Van ve Mardin’in H...

Prev Next

Antalya’daki Boğaçayı, Kruvaziyer Projelerinin Yanlış Olduğu Bilirkişi Raporları İle de Teyit Edildi

Antalya’daki Boğaçayı, Kruvaziyer Projelerinin Yanlış Olduğu Bilirkişi Raporları İle de Teyit Edildi

Antalya Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odası ile O dönem Büyükşehir Meclis Üyesi Olan Songül Başkaya’nın açtığı Boğaçay Projesinin yanlış olduğu ve durdurulması gerektiği ile İki odanın açtığı Kruvaziyer Projesinin yanlış olduğu bilirkişi raporları ile doğrulandı.

Her iki proje de Antalya Büyükşehir Eski Belediye Başkanı Menderes Türel’in projesiydi ve kent dinamiklerini dinlemeyerek hayata geçirmeye çalıştı.

Mahkeme heyetinin bir an önce bilirkişi raporlarına dayanarak bu iki yanlış projenin durdurulması gerektiğini belirten Mimarlar Odası Antalya Şubesi ve Şehir Plancıları Odası Antalya Şubesi verdikleri hukuki mücadelede

bilirkişi heyetinin onayı ile haklı olduklarını yazılı basın açıklaması ile kamuoyuna duyurdular.

İki oda tarafından yapılan yazılı açıklama şöyle:

“Mimarlar Odası Antalya Şubesi, Şehir Plancıları Odası Antalya Şubesi ile birlikte, Anayasa, İlgili yasalar ve yönetmelikler ışığında, kamu yararına aykırı plan, plan revizyonu ve plan değişikliklerine karşı hukuk mücadelesine devam etmektedir.

Bilindiği üzere;

Kentlilerimizin yıllardır günü birlik kullanımına açık olan ve Lara Birlik Alanı olarak adlandırılan alan içerisinde kalan günübirlik tesis ve plaj, Kültür ve Turizm Bakanlığının 27.12.2017 tarih ve 2017/16-10 sayılı oluru ile onaylanan,1/25000 ölçekli Nazım İmar Planı,

1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ile “KRUVAZİYER LİMANI VE YAT LİMANI” kullanım amaçlı planlanmıştır.

Kruvaziyer Liman, basit bir liman olmayıp, liman gerisinde, gemi ile gelen turistlerin yararlanması için otel, alışveriş merkezi, restoranlar, PTT, su temin, sağlık hizmetleri gibi ünitelerden oluşan ve büyük yapılaşma getiren bir limandır.

Liman ile birlikte limanın gerisindeki kara parçasında büyük bir ticari alan yaratılmaktadır. Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporuna göre proje de; kruvaziyer limanın yanı sıra, 426 yat kapasiteli yat limanı, Bin yatak kapasiteli otel için 80 bin m2, AVM,

restoran ve kafeteryalar için 14 bin m2, terminal binası için 13 bin 500 m2, Yat Kulübü için 13 bin 400 m2 ve otobüs parkı için 22 bin 800 m2 alan kullanılacağı belirtilmektedir.

Anayasa’mızın 43. maddesinde; kıyılar devletin hüküm ve tasarrufundadır ve bu yerlerden yararlanma da öncelikle kamu yararı gözetilir denilmektedir.

Onaylanan plan ile halkın kullanımında olan, uluslararası öneme sahip söz konusu alan, halkın kullanımından alınarak, Rant uğruna tahsis edilecek ve halkın kullanımına kapatılacaktır. Tıpkı Kemerağzı ve Kundu sahilleri gibi. Hâlbuki söz konusu alan,

Halkın toplu taşım araçları ile de kolayca ulaşabildiği iki halk plajından biridir. Lara sahilinin büyük bir bölümü Kültür ve Turizm Bakanlığınca yapılan tahsisler sonucu yapılaşmış, yapılan oteller ve AVM nedeniyle halkın kullanımına kapatılmış,

halkın denizden yararlanması engellenmiştir. Yat ve Kruvaziyer Liman kararı ile halkın yararlandığı küçük bölüm olan plaj da halkımızın elinden alınacaktır. Diğer yandan yapılacak olan Kruvaziyer Liman ve Yat Limanı için uygun olmayan sahile yapılacak müdahaleler ve yapılaşmalar,

deniz ekosistemine zarar vereceği gibi ciddi çevre kirliliğine ve deniz kirliliğine neden olacaktır. Açıklanan nedenlerle Mimarlar Odası Antalya Şubesi, Şehir Plancıları Odası ile birlikte,

Kültür ve Turizm Bakanlığının 27.12.2017 tarih ve 2017/16-10 sayılı oluru ile onaylanan planların iptali istemiyle dava açmıştır.

Antalya 1. İdare Mahkemesince bakılan davada geçtiğim günlerde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi Heyetince düzenlenen ve Sayın Mahkemeye sunulan 02.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda,

*Yer seçimi açısından bölgede korunması gerekli canlı türleri ve özel sayılabilecek bir habitat olduğu, sözkonusu kara ve deniz yapıları ile bu habitatın zarar göreceği,

*Halihazır plaj kullanımının bulunduğu ve bu plajın büyük bir bölümünde karasal yapıların planlandığı,

*Önerilen faaliyetler için Lara Plajı’nın büyük bir kısmının kullanılacağı, halen kamuya açık olan bu alanın plaj olarak kullanılamayacağı, dolayısıyla mevcut plaj kullanımının büyük ölçüde sınırlandırıldığı,

*Alanın kuzeyinde doğal sit alanı bulunduğu, dolayısıyla bu alanın söz konusu yapılaşmadan ve nüfus yoğunluğundan olumsuz etkileneceği (kirlilik vb.), yapılaşma baskısından bu alanın korunması gerektiği,

*alanın ticaret potansiyeli ve özellikle tarihi kent merkezine uzaklığı nedeniyle olumsuzluklar içerdiği, dolaysıyla yer seçimi açısından Kruvaziyer ve Yat Limanı Projesinin uygun olmadığı, kent merkezine uzak kaldığı,

*Antalya büyük bir kıyı kenti ve turizm kenti olmasına rağmen kruvaziyer turizmden aldığı payın oldukça düşük olduğu, yat limanı kapasitesinin de sahip olduğu turizm potansiyelinin yanında oldukça düşük olduğu,

*Söz konusu alanda inşa edilecek bu büyüklükte bir yapı grubunun sıvılaşma riski yüksek alanlarda inşa edilmesinin riskli olduğu, dolayısıyla alınacak mühendislik önlemleri ile projenin maliyetli olduğu,

Sebepleri ile Kruvaziyer ve Yat Limanı Projesinin uygun olmadığı kanaati oluşmaktadır. Denilerek;

Raporun sonuç bölümünde; “Dava konusu plan değişikliğinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve teknikleri ile kamu yararı yönünden uygun olmadığı kanaati oluşmuştur.” Denilmektedir.

Yine; Konyaaltı Muhasara Bölgesini kapsayan alanda yapılacak “Boğaçayı projesinde”, Özel Proje Alanı (ÖPA) olarak belirlenen bölgenin plan notlarına “KONUT FONKSİYONU” eklenmesine ilişkin, Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin,

12.01.2018 gün ve 112 sayılı 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı Plan Notu değişikliği, 12.01.2018 gün ve 113 sayılı 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Plan Notu değişikliği ile 12.01.2018 gün ve 114 sayılı 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Plan Notu değişikliğinin;

İmar Kanunu, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği ve Plan kararlarına aykırı olarak yoğunluk artırıcı karar getirildiği, Mevzuata aykırı plan notu ile yapı yoğunluğu ve nüfus yoğunluğu artırılmış olmasına karşın, artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal donatı alanları aynı oranda artırılmadığı,

zaten yetersiz olan sosyal donatı alanları üzerine ilave kullanıcı yükü getirilmiş olması, alanın halen Antalya’nın temiz içme suyunun büyük bir bölümünü karşılayan su kaynakları yakınında ve sulak alan içinde kaldığından, kaynakların kirlenmesine yol açacağı,

Rekreasyon alanı ve peyzaj düzenlemesi Belediyelerin asli görevlerinden olup, Rekreasyon alanı ve peyzaj düzenlemesi yapım işi karşılığı alanın mülkiyeti, konut alanı yapımına olanak tanınarak Rekreasyon ve peyzaj düzenlemesi işleri karşılığı

yapımcı firmalara verilerek kamu mülkiyetinden çıkarılacak olması, alanda yapılacak konut satışından elde edilecek gelir ile rekreasyon ve peyzaj düzenlemeleri giderleri karşılaştırıldığında, konut alanı olarak getirisinin giderlerden çok daha yüksek olacağı,

bu durumda Belediyenin dolayısıyla kamunun çok büyük zarara uğrayacak olması gerekçeleri ile plan değişikliğinin iptali istemiyle, Mimarlar Odası Antalya Şubesi, Şehir Plancıları Odası Antalya Şubesi ve Dönemin Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi

Songül BAŞKAYA birlikte dava açılmıştır. Antalya 1. İdare Mahkemesince bakılan davada da geçtiğimiz günlerde bilirkişi heyeti incelemesi yapılmıştır.

Bilirkişi Heyetince düzenlenen ve Sayın Mahkemeye sunulan 02.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda;

*Söz konusu plan hükmü değişikliği ile alanın kamusal kullanımının özel mülkiyete konu konut alanına dönüşmesi, donatı ihtiyacının ortaokul hariç sağlanmasına rağmen ilk planda belirlenen kamusal kullanımın azaltılması nedeniyle uygun bir planlama yaklaşımı olmadığı,

*Söz konusu alanın jeolojik yapısı, hem taşkın alanı olması, hem de korunması gerekli Boğaçay Su Kaynakları Koruma Alanı Sınırı İçinde kalması sebebiyle yapılaşmaya açılmaması gereken niteliktedir.

Dolayısıyla alanın tarım alamı niteliğini yitirmesi sonrasında özellikle üst ölçekli plan kararları doğrultusunda Boğaçayın koruma alanlarında kamusal yeşil alanlar bırakılarak planlama kararlarının üretilmesinin planlama teknikleri,

şehircilik ilkeleri ve kamu yararı açısından doğru bir yaklaşım olacağı kanaati oluşmaktadır.

Denilerek, raporun sonuç bölümünde; “Dava konusu plan değişikliğinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve teknikleri ile kamu yararı yönünden uygun olmadığı kanaati oluşmuştur.” Denilmektedir.

Bilirkişi Heyetinin her iki davaya ilişkin Sayın Mahkemeye sunulan raporları, dava dilekçelerimizde belirttiğimiz iptal gerekçelerimiz, Bilirkişi Heyetince de teyit edilmiştir.

Sayın Mahkemenin Bilirkişi Raporları doğrultusunda her iki dava ile ilgili ivedilikle yürütmenin durdurulmasına ve iptaline karar ve yapılaşmanın önüne geçilmesi, kazananın kentlilerimiz olması, davacılar olarak halkımız adına dileğimiz ve beklentimizdir.

Değerli basınımız aracılığı ile halkımızın bilgisine saygıyla sunulur”

yukarı çık
0
Paylaşım