Menu
RSS
Adli Bilişim Uzmanı İsa Altun: Türkiye’de Her 100 Kişiden 12’sinde Silah Var

Adli Bilişim Uzmanı İsa Altun: Türkiye’de Her 100 …

Türkiye’de her 100 kişiden 12’...

Öğrencilere Kötü Haber: Yurt Ücretlerine Yüzde 20 Zam Yapıldı

Öğrencilere Kötü Haber: Yurt Ücretlerine Yüzde 20 …

Zam sonrası en düşük yurt ücre...

Haziranda Yüzde 15 Zamlanan Çaya Bir Zam Daha

Haziranda Yüzde 15 Zamlanan Çaya Bir Zam Daha

Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğ...

Antalya CHP’de Neler Oluyor? (3) Tam Bir Pragmatik Siyasetçi: Muhittin Böcek

Antalya CHP’de Neler Oluyor? (3) Tam Bir Pragmatik…

Geçen yazımızda Muratpaşa Bele...

Antalya Altın Portakal Film Festivali Başlamadan Tartışması Başladı

Antalya Altın Portakal Film Festivali Başlamadan T…

Türkiye'nin en uzun soluklu fi...

HDP’den Seçilen 3 Belediye Başkanı Görevden Alındı

HDP’den Seçilen 3 Belediye Başkanı Görevden Alındı

Diyarbakır, Van ve Mardin’in H...

Prev Next

Antalya CHP’de Neler Oluyor? (2) CHP’li Belediyelerden Muratpaşa (devam)

Antalya CHP’de Neler Oluyor? (2) CHP’li Belediyelerden Muratpaşa (devam)

Yazı dizimizin ilkinde Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal Beyefendi ile ilgili bazı konulara değinmiş, yazı uzun olmasın diye bazılarını da daha sonraya bırakmıştım.

Yazı dizisinin ilki yayınlandıktan sonra ilginç tepkiler de aldım elbette. Kimisi can siperane şekilde sosyal medyasında “savunma”ya çalışmış, hatta yazıyı beğenenin 5 kişi olduğunu da vurgulamış ki, yazıyı küçümseme olsun diye.

Ben kimsenin yazımı beğenip beğenmemesine bakarak, ya da benim yazıma bakalım nasıl tepki verecekler kaygısı ve beklentisi içinde yazmadım. İşin güzel yanı “beğenme” konusu tam da benim beklentimi karşıladı,

çünkü Antalya’da bir belediye başkanı hakkında eleştirel bir yazı varsa cesaret edip beğenme yapamazlar, yorum da yapamazlar düşüncesindeydim, nitekim öyle de oldu. Ama beni sevindiren yanı 3.000 kişinin yazıyı okuması. Benim için de önemli olan buydu.

Sevgili arkadaşlar bu tür yazılarda önemli olan kişileri rencide edecek veya anlamsız bir kapışmaya yol açacak konuları değil, partililerin belediye başkanları hakkında neler düşündüğünü bilip, bunları da dedikodu veya saçma sapan dayanaksız ithamları değil,

partinin temel ilkelerine dayalı, görünen yanlışları eleştirmektir. Ben bugüne kadar dedikodu yapmadım, buna da tahammülüm yok zaten.

Gelelim konumuza;

Geçen yazımızda Uysal’ın kibir ve şatafat örneği olabilecek tavırlar konusunda eleştirmiştim. Bu kibir ve şatafat çok önemliydi, çünkü kendisini o koltuğa oturtanlara karşı bir belediye başkanının sorumlulukları vardır ve kendini onlardan üstün görme hakkı hiç yoktur.

Bir toplantı yerine girerken sağında solunda korumalar, meclis üyeleri veya bazı taraftarları tarafından bir çember içine alınarak oturacağı yere gitmesini eleştiririm elbette. Bunu yapanları kınıyoruz o halde bunu yapanlara özenenleri de kınamamız lazım.

Son günlerde ülkenin gündemini oluşturan “belediye başkanlarının akrabaları” konusu elbette CHP’li belediye başkanları söz konusu oldu mu yandaş basınının gözdesi bir haber kaynağı oldu. Kendi gözündeki merteği görmeyen, kendilerini aynada seyrederek konuşurlarsa daha doğru olurdu.

Ancak bir başkasının yaptığı yanlışı sert bir dille eleştirirken kendi partilimiz belediye başkanlarının aynı yanlışı yapmasını da mazur görmemiz mümkün değil. Bu açıdan bakarsak, Muratpaşa Belediyesi’nde Uysal’ın akrabaları var mıdır, varsa kaç tanedir,

bunların liyakat ölçütü nedir gibi sorularımıza Uysal’ın cevap vermesini bekleriz. Ben itham etmiyorum ama partililer arasında Uysal’ın akrabaları meselesi çokça konuşuluyor. Uysal bu konuda doğru ve net cevapları verirse biz de aydınlanmış olacağız.

Muratpaşa Belediyesi’nde akrabalarını belediyeye aldıran birçok meclis üyesi olduğunu herkes biliyor. Emmisini, dayısını, kuzenini, yeğenini, bacısını, bacısının kocasını, eniştesini vb. akrabaları işe almada meclis üyeleri çok marifetli. Sadece meclis üyeleri mi?

Hayır, müdürler de kendi akrabalarını belediyede işe başlatmış oldukları biliniyor. Uysal hem kendi açısından hem de meclis üyeleri ve müdürlerinin hangisinin akrabaları işe aldırdığını bir açıklasın partililerimize.

Partililer de Muratpaşa Belediyesi’nde işlerin nasıl döndüğünü öğrenmiş olsun böylece.

Diğer bir konu da eleştirilere karşı Uysal’ın takındığı tavırlar. Bu iki başlıkta ele alınmalı.

Birincisi; Uysal aslında kendini eleştirenlere hiç te tahammüllü değildir. Oldukça sekter bir tavır içerisine girmektedir. Öte yandan da eleştiri yapanları dinlememe huyu vardır. Uysal daha çok “Yaşasın Başkanım”,

“Sen Her Şeyi İyi Bilirsin Başkanım” diye yağ çekenleri daha çok sever. Osmanlı tarihinde böylesi örneklerin nelere yol açtığını hepiniz okumuştursunuz.

İkincisi ise basın üzerinden yapılacak eleştirileri önleme yöntemleri. (Burada bazı doğruları yazma olanağımız da yok çünkü sorunlu bir konu) Eğer kendini basın üzerinden eleştiren veya eleştirebileceğini tahmin ettiği yerlere hemen ziyaretler gerçekleştirip

“gönül alma” harekatına geçer. Elbette bu konuda en yakın sağdıcı kendi basın birimidir. Uysal’ın basıncıları “Gönül Alma” konusunda çok beceriklilerdir, haklarını yememek lazım, becerileri dillere destan olmuş.

Diyeceksiniz ki Uysal’ın iyi yaptığı şeylerden niye bahsetmiyorsun. Hakkını yememek lazım, Gerçekten de Uysal Muratpaşa Belediyesi olarak çok güzel ve halka dokunan, halkın yararına olan, rantı reddeden, gelecek kuşaklara örnek olacak projeler hayata geçirdi.

Bu nedenle de kendisini takdir ediyorum. Doğru yapılanın her zaman yanındayım. Ben yanlış yapmalarını istemiyorum, yanlış yapınca da eleştiriyorum.

Gelecek yazımda Uysal’a biraz ara verip partililerin yakardığı bir konuyu, Büyükşehir Belediyesi’ni ele alacağım. Elbette eleştirel temelde.

yukarı çık
0
Paylaşım