Menu
RSS

Antalya Mimarlar Odası: Salda Gölü Korunarak Gelecek Kuşaklara Aktarılmalıdır

Antalya Mimarlar Odası: Salda Gölü Korunarak Gelecek Kuşaklara Aktarılmalıdır

TMMOB Mimarlar Odası Antalya Şubesi, Salda Gölü hakkında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından açıklanan ‘Salda Gölü’ne millet bahçesi yapılacak açıklamalarına tepki göstererek, buranın Türkiye açısından mutlaka korunması gereken ender değerlerimizden biri olduğunu söyledi.

Mimarlar Odası Antalya Şubesi tarafından yapılan yazılı açıklama şöyle: “Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat KURUM, Mülga Tarım ve Orman Bakanlığı'nca 2011 yılında gerekli çalışmalar yapılarak "Salda Gölü Tabiat Parkı" ilan edilen ve

22.08.2017 yılında "Uzun Devreli Gelişim Planı" onaylanan Salda Gölü'nde festival yapılabilecek ve 7 gün - 24 saat kullanılabilecek Millet Bahçesi yapılacağı yönünde açıklamalar yapmıştır.

Doğal sit alanı ilan edilen Salda gölü ve çevresi, sahip olduğu hassas ekosistemler ve habitatları ile ülkemizin korunması gereken doğal değerlerinden biri olarak büyük önem taşımaktadır.

Son yıllarda bu alanda gelişen çeşitli kullanım talepleri nedeniyle koruma açısından birçok tehdit söz konusudur. Bu bağlamda yukarıda değinilen açıklamanın ortaya çıkardığı sorunlar aşağıda maddeler halinde özetlenmiştir:

1) Söz konusu açıklamadaki hedefler Salda Gölü'nün resmî olarak da kabul edilmiş olan korunmaya değer doğal özellikleri ile çelişki oluşturmaktadır.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı VI. Bölge Müdürlüğü'nün Salda Gölü Tabiat Parkı flora, faunası ile ilgili bilgi verdiği web sayfasında

(http://bolge6.ormansu.gov.tr/6bolge/AnaSayfa/tabiatparklari/saldagolutabiatparki.aspx?sflang=tr)

*Salda Gölünün, 184 m. derinliği ile Türkiye'nin en derin gölü olduğu, temiz, oligotrofik özellikte, az tuzlu, yüksek alkalin değerlerine sahip, Dünyada Mars gezegeninin yüzey özelliklerini taşıyan 2 bölgeden biri olduğu,

*Tabiat Park içinde 3 familyaya ait 4 balık türünün bulunduğu, burada Sazan, Ot balığı, Salda yosunbalığı gibi balık türleri ile

*Tilki, yaban tavşanı ve yaban domuzunun yaşadığı

*110 kuş türünün yayılış gösterdiği, bu türlerden 622'sinin ötücü, 38'inin su kuşu olduğu, 9'unun gündüz, 1'inin ise gece yırtıcısı olduğu, Dikkuyruk ördek, elmabaş patka, flamingo, gri balıkçıl başlıca kuş türleri olduğu bilgileri yer almaktadır.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Salda Gölü Doğal Sit Alanı ile ilgili bilgi verdiği web sayfasında da, (https://tvk.csb.gov.tr/salda-golu-dogal-sit-alani-haber-231661)

*Salda Gölü'nün Burdur Gölleri Havzası sınırları içinde yer alan ve ekosistem bütünlüğünün en iyi temsil edildiği göllerden birisi olduğu, alanın flora ve fauna açısından oldukça zengin bir biyolojik çeşitliliğe sahip olduğu,

alanda tespit edilen 20 bitki türünden sadece 5'inin Türkiye florasına göre endemik olduğu bunların 5 adedinin neslinin tehlikede olduğu, değişik zamanlarda alanda yapılan çalışmalar sonucunda; 8 iç su balığı, 5 iki yaşamlı,

27 sürüngen, 69 kuş, 5 memeli olmak üzere toplam 114 omurgalı türü tespit edildiği,

*Alanda 69 kuş türü gözlendiği, bu türlerden; 54'ünün yerli ve/veya yaz göçmeni, 15'inin ise kış göçmeni olduğu,

*Son zamanlarda alanın maruz kaldığı yoğun ziyaretçi akımının antropojenik (insan faaliyetleri sonucunda meydana gelen) baskıyı arttırdığı, bu kapsamda, alandaki bu baskıyı en aza indirmek için gerek planlama gerekse alan kullanımlarına yönelik

kontrollü bir kullanım sağlanması amacıyla 12.09.2018 tarihinde Genel Müdürlük liderliğinde alanda; sorunlar ve "Alan Yönetim Modeli ve Çözüm Önerileri"nin ortaya konduğu bir dizi ziyaret ve toplantılar gerçekleştirildiği belirtilmekte

fakat sonuca ilişkin herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.

2) Söz konusu açıklamadaki hedeflerin gerçekleştirilmesi halinde Salda Gölü üzerinde ciddi ve geriye dönüşü mümkün olmayacak olumsuz etkiler olacaktır.

*Doğal alanlar üzerinde sosyal ve ekonomik nedenlerle antropojenik (insan faaliyetleri sonucunda meydana gelen) etkilerin oluşturduğu fiziksel değişimler öncelikle alanın doğal yapısı üzerinde bozulmalara neden olmaktadır.

Günümüzde çeşitli nedenlerle oluşan çevre kirlenmesi ile birlikte düzensiz yapılaşma, alan kullanımındaki değişimler ve yanlış alan kullanımları sahip olduğumuz doğayı ve biyolojik zenginlikleri hızla tahrip etmektedir.

*Dünyada ender bulunan ve Mars gezegeninin yüzey özelliklerini taşıyan iki yerden biri olan Salda Gölü Tabiat Parkı'nın festival yapılabilecek, 7 gün - 24 saat kullanılabilecek nitelikte Millet Bahçesi yapılması,

yıllık 500 000 ziyaretçi sayısını artırmaya yönelik bir projedir. Bu durumun Bakanlığın kendi web sayfasında olumsuzluk olarak kabul ettiği "antropojenik baskıyı" (insan faaliyetleri sonucunda meydana gelen baskıyı) arttırması kaçınılmazdır.

*Koruma alanlarında turizm amaçlı ziyaretçi sayısının artırılması, festival düzenlenmesi gibi kontrolü zor olan uygulamalar sonucunda alanın olumsuz etkilenmesi kaçınılmazdır.

Buna örnek olarak atık su ve çöp kirlenmesi, doğal peyzajının bozulması, gürültü ve ışık kirliliği, araç tekerlekleri ve insanların yürümeleri ile toprak sıkışması ve bitki örtüsünün yok olması gösterilebilir.

Nitekim Antalya kıyıları ve özellikle de Lara Kemerağzı Kundu Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi sahil kesimi ve yollar turizm tesislerince işgal edilmiş ve kaçak yapılaşmalarla tahrip edilmiştir.

Yine aynı tesislerce deniz alanı da işgal edilerek neredeyse her tesisin önüne, önce kaçak olarak iskeleler yapılmış daha sonra bu iskeleler Bakanlıkça planlara işlenerek yasallaştırılmıştır.

*Günümüzde mevcut kullanımlardan ve uygulamalardan yola çıkarsak, iyi niyetle de olsa ziyaretçi sayısının artırılmasına yönelik hayata geçirilecek olan proje, binlerce yıl içerisinde doğal olarak gelişmiş olan

Salda Gölü ekosisteminin bozulmasına neden olacak, ayrıca gürültü ve ışık kirliliği sebebiyle, göl kıyılarında üreyen kuş popülasyonları ve kuş yavruları ile diğer canlılar üzerinde olumsuz sonuçlara neden olacaktır.

Çözüm Önerileri:

*Gelişmiş ülkelerde, doğal güzelliğe yapaylık katacak projelerin ve uygulamaların örneği bulunmamaktadır. Turizm, korunan doğal güzellikler pazarlanarak yapılmaktadır. Salda Gölü'nde de başarısı kanıtlanmış olan bu evrensel ilke benimsenmelidir.

*Bölgeye gelen ziyaretçiler gölün kenarında konaklamak zorunda değildir. Doğal dengeye büyük zarar verecek böyle bir uygulamaya gitmeden de ziyaretçilerin konaklama ihtiyaçlarını sağlama yolları mevcuttur.

Konaklama ihtiyacı Salda Gölü'nün çevresinde yapılaşmaya gidilmeden, karavana veya çadırlı kamp alanları düzenlenerek karşılanabilir. Konaklama alternatifleri arayan ziyaretçiler ise yakın çevredeki tesislere,

örneğin sadece 4 km uzaklıktaki Yeşilova'ya giderek duş, tuvalet, elektrik vb. pek çok ihtiyacın karşılandığı bungalov evlerde veya hazır çadırlarda veya yakın çevredeki yerleşimlerde her türlü alt yapısı çözülerek inşa edilebilecek turizm amaçlı konaklama tesislerde konaklayabilirler.

*Çok yönlü düşünülmeden, yeterince uzman görüşüne başvurulmadan hazırlanan ve uygulanan projeler doğayı ve eko sistemi tahrip etmektedir. Yaşanması kaçınılmaz olan bu olumsuzlukların önlenmesi amacıyla,

üniversiteler ve ilgili meslek odaları temsilcilerinden oluşan uzmanların katılımıyla yapılacak bilimsel çalışmalar sonrasında, koruma-kullanma dengesi gözetilerek alanın mevcut halinin iyileştirilerek kullanılmasına yönelik projeler hazırlanmalı,

denetim mekanizmaları ve ağır yaptırımları da içeren alan yönetim planı hazırlanarak taviz verilmeden uygulanmalıdır.

SONUÇ:

*Salda Gölü'nde Millet Bahçesi yapma hedefi her şeyden önce Millet Bahçesi'nin tanımına ve amaçlarına uymamaktadır.

Millet Bahçeleri, Salda Gölü gibi zaten güncel haliyle doğa harikası olan alanlarda değil, rant uğruna betonlaşan ve bu nedenle nefes alamayan yoğun şehir merkezlerinde, nefes alacak alanlar tasarlayarak kamu yararı oluşturmak hedefiyle ortaya çıkmıştır.

Salda Gölü'nde Millet Bahçesi düzenlemesi yapmak kamu yararı oluşturmadığı gibi "antropojenik (insan faaliyetleri sonucunda meydana gelen) baskıyı" arttıracağından göl üzerinde olumsuz etkilere yol açacaktır.

Bu günkü haliyle de yeterli denetim olmadığı için yaz tatillerde artan ziyaretçilerin çevreye karşı duyarsız tutumları nedeniyle göl ve çevresi kirlenmektedir. Festival düzenlemelerine olanak tanıyacak,

insan eliyle yapılacak peyzaj düzenlemeleri ve yapılaşmaya yönelik millet bahçesi projesi ile anlık insan yoğunluğu artacak, böylece göl ve çevresinde daha fazla kirlenme gerçekleşecektir. Bu nedenle projeden ivedilikle vazgeçilmelidir.

*Salda Gölü'nün, korunarak gelecek kuşaklara aktarılması gerekirken; festivallerin de düzenlenebileceği millet bahçesi projesinin önemli bir doğal değerimiz olan Salda Gölü'nü olumsuz etkileyeceği, bu etkinin geri dönüşü olmadığı,

hatta ülkemizin bu eşsiz doğal değerinin süreç içerisinde yok olmasına neden olacağı göz ardı edilmemelidir.

*Salda Gölü gibi bir doğal güzelliğin korunması hepimizin sorumluluğundadır. Bu toplumsal sorumluluk anlayışı uyarınca gölün yok olmasına neden olacak proje ve uygulamalardan vaz geçilmelidir.

Vazgeçilsin ki doğa "doğal" kalsın"

yukarı çık
0
Paylaşım