Menu
RSS
Antalya Döşemealtı’nda AK Parti Meclis Üyesi Mehmet Duman CHP’ye Katıldı

Antalya Döşemealtı’nda AK Parti Meclis Üyesi Mehme…

Antalya’nın Döşemealtı İlçesin...

Antalya’da Onbinler, 19 Mayıs’ın 100'üncü Yılında Görsel Şölen Oluşturdular

Antalya’da Onbinler, 19 Mayıs’ın 100'üncü Yılında …

Atatürk'ün Samsun'a çıkışının ...

Antalya’da 19 Mayıs Kutlamaları Çelenk Koyma Töreni İle Başladı

Antalya’da 19 Mayıs Kutlamaları Çelenk Koyma Tören…

19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençli...

Antalya Belek'deki Eğlence Provasında Büyük Acı!

Antalya Belek'deki Eğlence Provasında Büyük Acı!

Antalya'nın Belek tatil beldes...

Antalya’da, 19 Mayıs Pazar Günü Konyaaltı Caddesi Trafiğe Kapatılacak

Antalya’da, 19 Mayıs Pazar Günü Konyaaltı Caddesi …

19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençl...

Antalya Şehidini Son Yolculuğuna Uğurladı

Antalya Şehidini Son Yolculuğuna Uğurladı

Hakkari’nin Yüksekova ilçesi I...

Antalya’da Oruçlu İtfaiye Erlerinin Alevlerle Mücadelesi

Antalya’da Oruçlu İtfaiye Erlerinin Alevlerle Müca…

Antalya’da işçilerin kendisini...

Antalya Baro Başkanı Balkan: 23 Haziran’da Hepimiz İstanbul’da Olacağız

Antalya Baro Başkanı Balkan: 23 Haziran’da Hepimiz…

YSK’nin seçim iptalinin ardınd...

Prev Next

Antalya CHP Milletvekili Özer: Antalyalı Üretici Borçların Ertelenmesini İstiyor

Antalya CHP Milletvekili Özer: Antalyalı Üretici Borçların Ertelenmesini İstiyor

Antalya CHP Milletvekili Aydın Özer mecliste yaptığı konuşmada “Bakanlık “Afetten zarar gören çiftçimize 35 milyon lira ödeme yaptık” diyor. Oysa bu ödeme TARSİM’de sigortası olan çiftçinin zaten hak ettiği ödeme.

Yani burada, hükümet bütçesinden ekstra para çıkarıp çiftçiye bir ödeme yapmadı. Bu yaratılan yanlış algıya vatandaşlarımızın dikkatini çekmek istiyorum” dedi

Özer “Antalya’dan çıkan ürün tüm Türkiye’ye dağılır yani Antalya demek, Türkiye demektir. Antalya’daki üreticimizin sorunu da tüm Türkiye’nin sorunudur. Bu nedenle, üreticinin kaybı, sigortalı olsun olmasın koşulsuz karşılanmalıdır.

Sayın Cumhurbaşkanı zararın 100 milyon lira olduğunu ve devletin gereken desteği şüphesiz yerine getireceğini söylemişti. Şimdi bu vaadin gerçekleşmesini bekliyoruz”

Antalya’da yaşanan hortum felaketi sonrası üreticinin yaşadığı sıkıntıları Meclis Genel Kurulu’nda dile getiren CHP’li Özer, yaptığı konuşmada Antalya çiftçilerin üretime devam edebilmesi için koşulsuz destek sağlanması gerektiğinin altını çizdi.

Şiddetli yağış, fırtına ve dolu yüzünden on dört ilçede 7 bini örtü altı, 10 bini narenciye bahçesi, 15 bin dönüme yakını açık tarla olmak üzere yaklaşık 32 bin dönüm tarım alanının zarar gördüğünü belirten Özer’in konuşmasından satırbaşları şöyle:

Antalya, Türkiye Demektir

Afetin olduğu gün Kumluca’daydım, araziyi dolaştım. Çiftçimiz Tarım Kredi Kooperatifleri ile bankalara olan mevcut borçlarının faizsiz en az 2-3 yıl ertelenmesini talep ediyor.

Yeniden tesis ayağa kaldıracaklara, sera kuracaklara ise faizsiz en az 8-10 yıl vadeli kredi verilmesi gerekiyor. Çünkü ürünlerini kaybettiler, parçalanan seralardan bir tane malzeme kullanma şansları kalmadı. 1 dönüm seranın maliyeti de en az 70 bin lira.

Üretici acil destek bekliyor. Antalya’dan çıkan ürün tüm Türkiye’ye dağılır. Yani Antalya demek Türkiye demektir; Antalya'daki üreticinin sorunu tüm Türkiye'nin sorunudur.

Bu nedenle, afetten zarar gören üreticinin kaybı, sigortalı olsun olmasın, koşulsuz karşılanmalıdır. Konuyla ilgili düzenlemeyi içeren kanun teklifimizi geçen hafta verdik. Tarım Komisyonuna bu düzenlemeyi bir an önce gündeme alması çağrısında bulunuyoruz.

35 Milyonluk Ödeme Zaten Çiftçinin Hakkıydı

Bakanlık “Afetten zarar gören çiftçimize 35 milyon lira ödeme yaptık” diyor. Oysa bu ödeme TARSİM’de sigortası olan çiftçinin zaten hak ettiği ödeme. Yani burada, hükümet bütçesinden ekstra para çıkarıp çiftçiye bir ödeme yapmadı.

Bu yaratılan yanlış algıya vatandaşlarımızın dikkatini çekmek istiyorum.

Afetin vurduğu üreticimiz yalnızlık çekiyor. Tarım Sigortaları Havuzu TARSİM afet şartlarında düzenlemeye gitmiyor. Ayrıca sigorta primleri de çok yüksek.

Yüksek maliyetler nedeniyle zaten sıkıntıdaki çiftçimiz bir de yüksek prim ödemek istemiyor ve sigortadan kaçıyor.

TARSİM, araziyi değil, tesisi sigortalıyor ama altındaki mülkiyete bakıyor. Antalya’da, bölgemizde birçok mülkiyet sorunu var. Hazine arazileri var, hisseli araziler var, hazineyle davalı olan arazi sayısı oldukça fazla.

Üretici, ata mirası topraklarını mülkiyet şartı nedeniyle istese bile sigorta yaptıramıyor. Sonra afet gelip çiftçiyi vuruyor, eldekini yok ediyor ama zararı kimse karşılamıyor.

Çiftçi Mutlu Olursa Ülke Mutlu Olur

Bu afetle gördük ki konuyla ilgili hiçbir hazırlığımız yok. Dersimiz belli, iklim değişikliğine yol açan temel etkiler üzerine düşünmeliyiz. Eğer fosil yakıt kullanımında ısrar edersek, yeşil alanları parçalar ve betona yatırım yaparsak

iklim değişikliğinin etkileri daha da yıkıcı olacaktır. Teknolojinin, bir an önce, doğa yani temelinde insanımızın çıkarlarına göre düzenlenmesi lazım.

Gıda fiyatlarının artmasında ocak ayında yaşanan olağanüstü hava koşullarının etkili olduğu söylenebilir fakat fiyat artışlarının gerçek nedeni, tarımdaki yüksek girdi maliyetleri ve üretimin talebi karşılayamamasıdır.

İklim değişikliğinin tarımsal üretime olumsuz etkisi, üreticiden tüketiciye kadar olan arz zincirindeki altyapı eksiklikleri, tarım ürünlerinde ithalata yönelmek ve bu sebeple üreticinin üretimden kaçmasına neden olduğu unutulmamalı.

Tarımın sorunları çözülmeden gıda fiyatları düşürülemez. Çiftçi mutlu olursa ülke mutlu olur.

yukarı çık
0
Paylaşım